4İşte bu Allah'ın lütfudur. Onu dilediği kimseye verir. Allah büyük lütuf sahibidir. İbn Abbâs dedi ki: Çünkü yüce Allah Arap olmayanları da Kureyş'e katmıştır. İslâm'ı kastettiği de söylenmiştir. Allah bu lütfunu (İslâm'a girmeyi) dilediğine verir. Bu açıklamayı el-Kelbi yapmıştır. Bununla vahyin ve peygamberliğin kastedildiği de söylenmiştir. Bu açıklamayı Mukatîl yapmıştır. Dördüncü bir görüşe göre maksat, Allah'a itaat yolunda harcanan maldır. Bu da Ebû Salih'in görüşünün anlamını ifade eder. Çünkü Müslim'in Ebû Salih'ten, onun Ebû Hüreyre'den rivâyetine göre fakir muhacirler, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)'a gelerek: Servet sahibi olan kimseler yüksek dereceleri ve ebedi nimetleri alıp gittiler, dediler. Peygamber: "Bu ne demek oluyor?" diye sorunca, onlar şöyle dedi: Bizim kıldığımız gibi onlar da namaz kılıyor, tuttuğumuz gibi onlar da oruç tutuyor. Diğer taraftan onlar sadaka verdikleri halde biz sadaka veremiyor, köle azad ettikleri halde biz azad edemiyoruz. Bu sefer Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Ben sizlere sizden daha ileriye gidenleri, bu yolla yetişeceğiniz sizden geride kalanları da bu sayede geçip gideceğiniz, sizin yaptığınızın bir benzerini yapanlar müstesna hiçbir kimsenin sizden daha faziletli olmasına imkân vermeyecek bir şeyi öğreteyim mi?" Onlar: Buyur ey Allah'ın Rasûlü dediler. Şöyle buyurdu: "Her namazın akabinde otuzüçer defa teşbih getirecek, tekbir getirecek ve hamdedeceksiniz. (Subhanallah, Allahuekber ve elhamdülillah diyeceksiniz,)" Ebû Salih dedi ki: Daha sonra fakir muhacirler Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)'a gidip şöyle dediler: Mal sahibi olan kardeşlerimiz bizim yaptıklarımızı işittiler ve onun gibi onlarda yaptılar, bu sefer Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "İşte bu, Allah'ın lutfudur. Onu dilediğine verir." Müslim, I, 416; Buhârî, V, 2331 (az farkla); Dârimî, 1. 360 (mal sahipleri ile il bölüm sözkonusu edilmeden) Beşinci bir görüşe göre de bundan maksat, insanların Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'ı tasdik ederek ona boyun eğmesi, onun dinine girip ona yardımcı olmalarıdır. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır. |
﴾ 4 ﴿