11Allah, Îman edenlere de Fir'avun'un karısını misal verdi. Hani o: "Rabbim, benim için nezdinde cennette bir ev yap! Fir'avun'dan ve onun amelinden beni kurtar ve o zâlimler topluluğundan beni esenliğe çıkar" demişti. "Allah îman edenlere de Fir'avun'un karısını misal verdi." İsmi Müzahim kızı Âsiye idi. Yahya b. Sellâm dedi ki: "Allah kâfirlere... misal olarak gösterdi" âyetini yüce Allah, Âişe ve Hafsa'ya, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)'a karşı birbirlerine destek oldukları vakil, gösterdikleri muhalefetten sakındırmak üzere misal vermiştir. Daha sonra onlara Fir'avun'un hanımı ile İmrân kızı Meryem'i, itaate sımsıkı sarılmalarını, din üzere sebat göstermelerini teşvik etmek üzere misal verdi. Bunun, mü’minlere sıkıntılara sabretmeye teşvik için verildiği de söylenmiştir. Yani sizler sıkıntılı zamanlarda sabretmekte Fir'avun'un eziyetine katlanan, Fir'avun'un hanımından daha zayıf olmayınız. Âsiye, Mûsa'ya îman elmisti. Onun Mûsa'nın halası olup, ona îman ettiği de söylenmiştir. Ebû'l-Âl-iye dedi ki: Fir'avun hanımının îman ettiğini öğrenince, ileri gelenlerin huzuruna çıkarak onlara şöyle dedi: Siz Müzahim kızı Âsiye hakkında ne bilirsiniz? Ondan övgüyle sözettiler. Onlara: O benden başka bir rabbe ibadet ediyor, dedi. İleri gelenler ona: Onu öldür, dediler. Bunun üzerine onun için yere kazıklar çaktı, ellerini ve ayaklarını bağladı. O da: "Rabbim benim için nezdinde cennette bir ev yap!" diye dua etti. Bu esnada Fir'avun da hazır bulunuyordu. Cennetteki evini görünce güldü. Fir'avun: Bu kadının deliliğine hayret etmiyor musunuz? Biz ona işkence ediyoruz, o ise gülüyor derken, ruhu kabzolundu. Osman en-Nehdî'nin kendisinden rivâyet ettiğine göre Selman el-Farisi de şöyle demiştir: Âsiye'ye güneşte işkence ediliyordu. Güneş sıcağı onu rahatsız etti mi melekler onu kanatlarıyla gölgelendiriyordu. Güneşte ellerini ve ayaklarını çivilediği, sırtının üzerine bir değirmen taşı koyduğu, yüce Allah'ın ona cennetteki yerini gösterdiği de söylenmiştir. Yine denildiğine göre "Rabbim, benim için nezdinde cennette bir ev yap!" deyince, ona cennette evinin bina edilmekte olduğu gösterildi. el-Hasen'den gelen rivâyete göre onun evi bir incidendir. Âsiye: "beni kurtar!" deyince, yüce Allah onu en üstün ve şerefli bir şekilde kurtardı, onu cennete yükseltti. O orada yer, içer ve nimetler içerisinde yüzer. "Fir'avun'dan ve onun amelinden" ifadesinde amel'den kastı küfürdür. Onun azabından, zulmünden ve başıma gelenlere sevinmesinden,,, diye de açıklanmıştır. İbn Abbâs ise kasıt, cimadır, demiştir. "Ve o zâlimler topluluğundan beni esenliğe çıkart!" ifadeleri hakkında el-Kelbî: Bunlar Mısır ahalisidir, demiştir. Mukâtil , Kıbtilerdir diye açıklamıştır. el-Hasen ve İbn Keysan dedi ki: Allah onu en üstün ve şerefli bir şekilde kurtarmış, onu cennete yükseltmiştir. O orada yemekte ve içmektedir. |
﴾ 11 ﴿