25

(Yoksulları) alıkoymaya güçleri yetiyormuş gibi erkenden gittiler.

"Alıkoymaya güçleri yetîyormuş gîbi erkenden gittiler." Yani kendi maksatlarını gerçekleştirebilme imkânını elde ettiklerini zannederek kendilerince güç yetirdiklerini kabul edip kastederek (maksatlarını gerçekleştirmek üzere) gittiler, demektir. Bu anlamdaki açıklamayı İbn Abbâs ve başkaları yapmıştır.

"Alıkoymak, kastetmek" anlamındadır. "Kastetti, kasteder" demektir. Mastarı: ...diye gelir. Mesela; " Senin maksadını ben de maksat olarak gözettim" denilir. Recez vezninde şairin şu beyitinde de bu anlamdadır:

"Allah tarafından bir sel yönelip geldi,

O da verimli bahçenin maksadını güderek."

en-Nehhâs da bu beyiti şöylece zikretmektedir:

"Bir sel geldi, Allah'ın emrinden bir sel geldi,

Verimli bahçenin maksadını güderek."

el-Müberred: (Şiirdeki): "Verimli" lâfzını, geliri olan diye açıklamıştır. Başkaları da şöyle demiştir: Bu, suyun ağaçlarının dibinden aktığı bahçe demektir. İle de buradan gelmektedir. Ancak ikincisinde "lam" yerine "ye" getirilmiştir. diyenlerin görüşüne göre de bu "ben onu bir kab kıldım" demek olur.

Katade ve Mücahid dedi ki: "Alıkoymaya" lâfzı "ciddi olarak" anlamındadır. el-Hasen ise ihtiyaç ve fakirlik İçerisinde olarak demektir, diye açıklamıştır. Ebû Ubeyd ve el-Kutebî de: Önlemeye, alıkoymaya anlamındadır, demişlerdir.

Bu da Arapların sütü azalan develer için kullandıklar "Develerin sütü azaldı" tabirinden gelmektedir. "Sütü az dişi deve" anlamındadır, "Yağmuru ve verimi az yıl" anlamındadır.

es-Süddi ve Süfyan dedi ki: "Alıkoymaya" gazab ve kızgınlıkla anlamındadır. Çünkü: "Kızgınlık, öfke" demektir. el-Esmai'nin arkadaşı Ebû Nasr Ahmed b. Hatim dedi ki: Bu lâfız (ortadaki harf olan "re" harfi) muhaffeftir (sakin değil, fetha ile harekelidir) ve şiir okuyarak dedi ki:

"Asil atlar toynaklarını yere vura vura geldiklerinde

Öfke ve kızgınlıkla dolu olarak."

İbnu's-Sikkît dedi ki: Bu bazen harekelenebilir. Bu anlamda olmak üzere kesre ile: denilir. İsm-i faili: ile ...diye gelir. Bu kabilden olmak üzere: "Öfkeli aslan ve öfkeli aslanlar" denilmiştir.

"Alıkoymaya" (diye anlamı verilen lafsın burada) "tek başlarına olmak üzere" anlamında olduğu da söylenmiştir. denilir ki; bu "bir kimse kavminden bir kenara çekilerek onlarla karışmaksızın tek başına bir yerde konakladı (konaklar)" anlamındadır.

Ebû Zeyci dedi ki: "Yalnız başlarına bir topluluk arasından yalnız başına bir adam"Arkadaşlarını terkedip onlardan uzakça bir yere çekildi, çekilir" denilir. "Diğer yıldızlardan ayrı bir yıldız" demektir. el-Esmaî dedi ki: "Tek başına ve yalnız bir adam" demektir. (Yine el-Esmaî) dedi ki: Kuzeylilerin şivesinde: Tek başına kimse" anlamındadır. Ebû Zueyb'e ait şu mısraı da zikretmektedir:

"Sanki o hava boşluğunda yapayalnız bir yıldız gibidir."

Ebû Amr bunu bu mısraın son kelimesindeki "ha" harfini "cim" ile rivâyet etmiş ve "yalnız başına" diye açıklamıştır, Bu, Süheyl yıldızıdır, demiştir.

el-Ezherî dedi ki: (Alıkoymaya diye meali verilen): "Onların kasabalarının adıdır." es-Süddi, bahçelerinin adıdır, demiştir. Bu kelime "ra" harfi sakin ve üstün olmak üzere; ile şekillerinde söylenir, ama genel olarak "re" harfi sakin olarak okunmuştur. Ehu'l-Âl-iye ve İbn es-Semeyka' ise (radıyallahü anh harfini) üstün ile okumuşlardır. Bunlar iki ayrı söyleyiştir.

"Güçleri yetiyormuş gibi" âyeti: Onlar işlerini ölçüp biçtiler ve buna göre karar aldılar, demektir. Bu açıklamayı el-Ferrâ' yapmıştır. Katade de şöyle demiştir: Kendi kanaatlerine göre bahçelerine güç yetirecekkrini zannediyorlardı. en-Nehaî de şöyle demiştir:

"Güçleri" yoksullara

"yetiyormuş gibi" demektir. Anlamının; bulmaktan geldiği de söylenmiştir. Yani onlar ellerinde bulunan şeyleri alıkoydular.

25 ﴿