32

"Rabbimizin bize ondan hayırlısını ihsan etmesi umulur. Muhakkak ki biz Rabbimîzden dileyenleriz."

"Rabbimizin bize ondan hayırlısını İhsan etmesi umulur." Birbirleriyle ahitleştiler ve şöyle dediler: Eğer Allah bize ondan hayırlısını verecek olursa, yemin olsun ki, atalarımızın yaptıklarının benzerini uygulayacağız. Böylece Allah'a dua ettiler, O'na niyazda bulundular, Allah da aynı gecede onlara onun yerine ondan hayırlısını verdi. Cebrâîl'e o yanmış olan bahçeyi söküp Şam topraklarından Buzğur denilen yere koymasını ve Şam'dan bir bahçe alıp onun yerine koymasını emretti.

İbn Mes’ûd dedi ki: O insanlar ihlâsa yöneldiler. Allah da onların samimi olduklarını bildiğinden onlara "et-hayavan" denilen bir bahçeyi, öbür bahçelerinin yerine verdi. Bu bahçede bir katırın sadece tek bir salkım yüklendiği üzüm yetişiyordu.

el-Yemânî Ebû Halid dedi ki: Ben sözü edilen o bahçeye girdim. O bahçedeki herbir salkımın ayakta duran siyahi bir adamı andırdığını gördüm.

el-Hasen dedi ki: Bahçe sahiplerinin:

"Muhakkak ki biz Rabbimizden dileyenleriz" demelerinin, onların imanlarının bir neticesi mi olduğunu, yoksa müşriklere sıkıntı gelip çattığı vakit söyledikleri türden bir söz mü olduğunu bilemiyorum. O bu sözleriyle bunların mü’min olup olmadığı hususunda kanaat belirtmemiş olmaktadır.

Katade'ye bahçe sahipleri hakkında: Onlar cennetlik midir, yoksa cehennemlik midir? diye sorulmuş, O da; Sen gerçekten beni çok yoracak bir yükümlülükle karşı karşıya bıraktın, diye cevap vermiştir. Çoğunluk onların tevbe edip ihlâsa yöneldiklerini söylemiştir, Bunu da el-Kuşeyrî nakletmektedir.

"Bize... ihsan etmesi" (anlamı verilen): lâfzı genel olarak şeddesiz okunmuştur. Medineliler ve Ebû Amr ise şeddeli okumuşlardır, İki ayrı söyleyiştir.

Şöyle de açıklanmıştır: (Şeddeli okuyuşun mastarı olan) "tebdil" bir şeyi değiştirmek ya da o şeyin bizzat kendisi mevcut olmakla birlikte durumunda değişiklik yapmak demektir. (Şeddesiz okuyuşun mastarı olan) "ibdâl" ise bir şeyi kaldırıp bir başkasını onun yerine koymak demektir. Buna dair açıklamalar daha önce en-Nisâ Sûresi'nde (4/56. âyetin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır.

32 ﴿