39Yoksa sizin bizim üzerimizde: "Ne hüküm ederseniz, muhakkak sizindir" dîye kıyâmet gününe kadar sürecek yeminleriniz mi vardır"? Daha sonra azâbın şiddetini daha da arttırarak: "Yoksa sizin bizim üzerimizde ne hüküm ederseniz muhakkak sizindir diye kıyâmet gününe kadar sürecek" pekiştirilmiş, sağlamlaştırılmış "yeminleriniz" ahidleriniz, antlaşmalarınız "mı vardır?" Âyetteki: "Sürecek" Allah ismi ile pekiştirilmiş yeminler demektir. Yani sizlerin yüce Allah üzerinde sizi cennete sokacağına dair sağlamlaştırılmış ahitleriniz mi vurdu? "Ne hüküm ederseniz muhakkak sizindir" âyetinde: "Muhakkak" lâfzındaki :hemze':nin kesreli gelmesi, haberin başına "lam"ın girmiş olmasından dolayıdır. Aynı zamanda bu "yeminleriniz" anlamındaki lâfzın da sılacıdır. Halbuki mahalli itibariyle (hemzenin) nasb ile gelmesi gerekir. Kesreli gelmesi (belirtildiği üzere haberin başına) "lam' in gelmesinden ötürüdür. Nitekim: "Muhakkak sana bu vardır diye yemin ettim" denilir. İfadenin yüce Allah'ın: "Kıyâmet gününe kadar sürecek" âyetinde tamam olduğu, sonradan da: "Ne hüküm ederseniz -ü halde- muhakkak sizindir diye" diye yeniden başladığı da söylenmiştir. Bu da; hayır, durum böyle değildir, demek olur. İbn Hürmüz ise her iki yerde de soru olmak üzere "Beğenip, seçtiğiniz herşey mutlaka sizin mi olacaktır?" (38. âyet) ile Ne hüküm verirseniz, muhakkak sizin mi olacaktır?"' diye okumuştur. Hasan-ı Basrî "sürecek" anlamındaki lâfzı hal olarak nasb ile: diye okumuştur. Bu ya "sizindir" lâfzındaki zamirden haldir, çünkü bu "yeminlerinizde dair bir haberdir. Dolayısıyla ondan bir zamir taşımaktadır. Yahutta "üzerimizde" anlamındaki lâfzı bizzat yeminlere taalluk eden bir lâfız olarak değil de "yeminler" anlamındaki lâfzın bir sıfatı olarak kabuf etçiğimiz takdirde "üzerimizde" anlamındaki lafızda bulunan zamirden hat kabul edilir. Çünkü tıpkı ona dair haber olması halinde olduğu gibi; onda ona ait bir zamir bulunur. Bununla birlikte eğer nekre olduğu takdirde; "yeminler" lâfzından hal olması da mümkündür. Nitekim: "Maruf bir şekilde faydalandırma vardır. Bu takva sahiplerine bir borçtur," (el-Bakara, 2/241) âyetinde yer alan: "Bir borçtur" lâfzının; Faydalandırma" lâfzından hal olmak üzere nasb olabileceğini kabul ettikleri gibi. "Sürecek" lâfzı genellikle ötreli olarak, "yeminleriniz" anlamındaki lâfzın sıfatı olarak okunmuştur. |
﴾ 39 ﴿