33

Onlar ki şehâdetlerini dosdoğru yerine getirirler.

"Onlar ki şehadetlerini dosdoğru yerine getirirler." Şahidlikleri ister yakın, ister uzak kimsenin aleyhine olsun, onlar hakimin önünde o şahitliği gereği gibi yerine getirirler, hiçbir şekilde unu gizlemezler, onda değişiklik yapmazlar.

Şahitliğe ve onun hükümlerine dair açıklamalar daha önceden el-Bakara Sûresi'nde (2/283. âyet, 19. başlık ve devamında) geçmiş bulunmaktadır.

İbn Abbâs dedi ki: "Şehadetleri'nden kasıt, Allah'ın orlaksız olup bir ve tek olduğuna, Muhammed'in de Allah'ın kulu ve Rasûlü olduğuna şahitlik etmeleri demektir.

"Emânetlerine" anlamındaki âyet "emanetler" -anlamındaki lâfız tekil olarak: diye okunmuştur. Bu İbn Kesîr ve İbn Muhaysın'ın kıraatidir, O halde burada

"emanet" cins bir isimdir. Bunun kapsamına dinin emanetleri de girer. Çünkü teşrîî hükümler, yüce Allah'ın kullarına emanet ettiği emanetlerdir. Yine bunun kapsamına insanların emanet ettiği şeyler de girer. Bütün bunlara dair yeterli açıklamalar daha önceden en-Nisa Sûresi'nde (4/59. âyet, 1. başlıkta) geçmiş bulunmaktadır.

Abbas ed-Dûrî, Ebû Amr'dan ve Yakub "şehadetlerini" anlamındaki âyeti, "şehadetler" -anlamındaki lâfzı çoğul olarak diye okumuşlardır. Diğerleri ise (aynı kelimeyi) tekil olarak; diye okumuşlardır, Çünkü bu haliyle de çoğul anlamını verebilmektedir. Mastar, çoğula izafe edildiği taktirde tekil olarak kullanılabilir Şanı yüce Allah'ın:

"Çünkü seslerin en çirkini eşeklerin sesidir" (Lukman, 31/19) âyetinde olduğu gibi.

el-Ferrâ' dedi ki: Bu âyetin: Onlar şehadetlerini" şeklinde (şehâdet lâfzının) tekil olduğuna, yüce Allah'ın;

"Şahitliği Allah için dosdoğru yapın" (et-Talâk, 65/2) âyeti delil teşkil etmektedir.

33 ﴿