37Sağdan ve soldan bölük bölük (etrafını) sarıyorlar? "Sağdan ve soldan bölük bölük sarıyorlar." Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın sağından, solundan halka halka topluluklar hafinde (etrafını sarıyorlar) demektir, “Bölük bölük" ise dağınık topluluklar anlamındadır. Bu açıklamayı Ebû Ubeyde yapmıştır. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın, bir gün ashabının yanına gelerek onları halkalar halinde görüp onlara hitaben, söylediği şu sözlerde bu anlamda kullanılmıştır. "Ne diye ben sizleri dağınık cemaatler halinde görüyorum? Niçin meleklerin Rabbleri huzurunda saf tuttukları gibi siz de saf tutmuyorsunuz?" Ashab: Melekler Rabbleri huzurunda nasıl saf tutarlar, diye sorunca, şöyle buyurdu: "İlk safları tamamlarlar ve safta sıkı sıkı dururlar." Müslim, 1, 322; Ebû Dâvûd, 1, 177, İbn Mâce, I, 317; Müsned, V, 101, 106 Bu hadîsi Müslim ve başkaları rivâyet etmiştir. Şair de şöyle demektedir: "Gece karanlık basmışken onun yanında görürsün bizi, Kapıları etrafında dağınık halkalar olmuşuz." er-Râî şöyle demektedir: "Ey Rahmân'ın halifesi! Şüphesiz ki aşiretimin İleri gelenleri sana doğru dağınık halde geliyorlar." Bir diğeri şöyle demektedir; "Sanki o başlar çıkardıklar: seslerden ötürü. Bölük bölük ve dağınık bir şekilde konan yabani kuşlar gibidir." Bir başkası şöyle demektedir: "O kadınlar Udâh denilen tepeye vardıklarında, Oranın çakıl taşlarını dağıtarak bölük bölük etrafa ittiler, uzaklaştırdılar." el-Kümeyt de şöyle demektedir: "Ve biz taşan bir nehiriz, öyle ki, Taşan bir nehirin bölüklerini parça parça etmişiz." Antere de şöyle demektedir: "Ve nice dengim var ki, ben onun üzerinde Yakın kimseler için (görsünler diye yerde bıraktım)- (üzerine konan) kuşlar bölük bölük birlikler gibi." “Bölük bölük" lâfzının tekili: şeklinde gelir. Bunun "vav" ve "nun" (cem-i müzekker-i salim) şeklinde çoğul yapılmasının sebebi, kendisinden hazfedilen harfin yerine geçmesi içindir. Çünkü bunun aslı: şeklindedir. Tıpkı "sene" lâfzının aslını diye kabul edenlere göre, illetli harfi dolayısıyla uğradığı değişiklik gibi, bu kelime de değişikliğe uğramıştır. Asimin; şeklinde olup, bunun "bir şeyi başkasına izafe etmek" anlamında kullanılan: Onu başkasına izafe etti, eder" fiilinden geldiği de söylenmiştir. Buna göre bölüklerin, toplulukların herbirisi diğerine izafe edilmiş olarak... demektir ve bundan hazfedilen harf de "vav': olmakladır. es-Sıhah'ta da şöyle denilmektedir: İnsanlardan oluşan bir fırka ve bir kesim" demektir. (Sondaki) "he (yuvarlak te)" "ye" harfinden bedeldir. Çoğulu ise "fial" vezninde; ...diye gelir, ile; "ayn" harfi ötreli olarak: diye de gelir. Ancak Araplar bunun çoğulunu; diye Birlikler, bölükler" dedikleri gibi- demezler. el-Asmaî dedi ki: "Evde çeşit çeşit insanlar vardır" anlamında: denilir. Sağdan ve soldan" lâfzı; Hızlıca geliyorlar" lâfzına taalluk etmektedir. Bununla birlikte; Bölük bölük" lâfzına Ben bunu Zeyd'den aldım (öğrendim)" tabirinde olduğu gibi taalluk etmesi de mümkündür. |
﴾ 37 ﴿