7

Çünkü gündüzün senin için Uzun uzun meşguliyetler vardır.

5- Gündüz Meşguliyetlerinin İbadete Etkisi:

"Çünkü gündüzün senin için uzun uzun meşguliyetler vardır" âyetindeki: "(......): Meşguliyet" lâfzı genel olarak "noktasız ha': ile okunmuştur. Yani ihtiyaçlarını görmek için meşgul olman, gitmen, gelmen, işlerin arkasından koşturman vardır, demektir.

Yürümek ve dönmek" demektir. Suda yüzen kişi" ifadesi de buradan gelmektedir ki; ona bu ismin veriliş sebebi, el ve ayakları ile dönmesi, evrilmesi ve çevrilmesidir. Oldukça hızlı koşan at" demektir. İmruu’l-Kays şöyle demektedir:

"Hızlı koşan atlar yorgun düşüp de yorgunluktan ayakları ile sert yerlerde bile toz çıkartırken,

(Benim bu atım) bulutun yağmur yağdırması gibi çok kolay ve rahat koşar."

Bu kelimenin "boş kalmak, meşgul olmamak" anlamına geldiği de söylenmiştir. Yani senin için gündüzün ihtiyaçlarına ayıracağın boş bir vaktin vardır. "Çünkü gündüzün senin İçin uzun uzun meşguliyetler vardır" âyetinin "uyku" anlamına geldiği de söylenmiştir. Çünkü: Uzanmak" demektir. Bu açıklamayı da el-Halîl zikretmiştir.

İbn Abbâs ve Atâ'dan;

"uzun uzun meşguliyetler" uyuman ve dinlenmen için boş kalacağın uzun bir vakit vardır, o bakımdan gece kalkışını ibadetine ayır, diye açıkladıkları nakledilmiştir. ez-Zeccâc dedi ki: Eğer geceleyin yapamadığın bir ibadet olursa, gündüzün senin boş kaldığın ve bunları telâfi edeceğin bir zamanın vardır, demektir.

Yahya b. Ya'mer ve Ebû Vâil İse "noktalı hı" ile: diye okumuşlardır. el-Mehdevî dedi ki: Bu uyku anlamındadır. Bu açıklamayı, bu lâfzı bu şekilde okuyan kıraat âlimlerinden rivâyet etmektedir. Şöyle denilmiştir: Bunun anlamı hafiflik, genişlik ve dinlenmektir.

Nitekim Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ridâsını çalmış bir hırsıza beddua eden Âişe (radıyallahü anhnhâ)'a şöyle demiştir: Ona beddua etmek suretiyle sen onun hafiflemesini sağlama!" Onun günahını hafifletme, demektir. Şair de şöyle demiştir;

"Kederinin üzerindeki etkisini hafiflet ve şunu bil ki,

Rahmân bir şey takdir etti mi mutlaka olur.

el-Esmaî dedi ki: Allah sıtmanı hafifletsin" denilir.

"Sıcaklık dindi, hafifledi" demektir. Derin uyku' anlamındadır. Yine bu lâfız pamuk, keten ve yün gibi şeyleri açmak ve onları kabartmak, demektir. Kadına: Pamuğunu aç, kabart" denilir. Kadın tarafından iptik haline eğrilip, getirilsin diye sarılan pamuğa; denilmesi de buradan gelmektedir. Bu tür pamuktan bir parçaya da: denilir. Yün ve kıl için de aynı tabirler kullanılır. Pamuk parçalarına: denilir. el-Ahtal avcılarla köpekleri anlatırken şöyle demektedir:

"Onları saldılar onlar da etrafa toprak saçarak gittiler

Tıpkı pamuk atılırken etrafa dağılan pamuk taneleri gibi."

Sa'leb dedi ki: "Hı" harfi ile: Gidip gelmek ve çalkanıp durmak" demektir. Aynı zamanda sükûn bulmak anlamına da gelir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın: "Humma (sıtma, ateş yükselmesi) cehennem sıcağındandır. O bakımdan siz onu su ile dindiriniz" Aynı anlamda az lâfzı farkla: Buhârî, III, 1191, V, 2162, 2163; Müslim, IV, 1731, 1732, 1733; Tirmizî, IV, 404; Dârimî, II, 407; İbn Mâce, II, 1149, 1150; Muvatta’, II, 945; Müsned, II, 21, 85, 134, V, 216, VI, 50, 90 hadisinde de bu anlamda kullanılmıştır ki; onu teskin ediniz, dindiriniz" demektir. Ebû Amr dedi ki: " Uyumak ve boş kalmak" demektir.

Buna göre bu lâfız, ezdad zıd anlamlı kelimelerden olur ve aynı zamanda "noktasız ha" ile: İle aynı anlamda demektir.

7 ﴿