12

Çünkü Bizim yanımızda ağır bukağılar ve yakıcı bir ateş var.

"Çünkü Bizim yanımızda ağır bukağılar ve yakıcı bir ateş var" âyetinde geçen: Bukağılar, zincirler" demektir. Bu açıklama el-Hasen, Mücahid ve başkalarından nakledilmiştir. Tekili 'dır. Bu da; İnsanı hareket etmekten alıkoyan herbir şeyin adıdır. Ona bu ismin veriliş sebebinin onunla tenkil edilmesi (ibretli bir şekilde cezalandırılması) olduğu da söylenmiştir.

en-Nehaî dedi ki: Sizler yüce Allah'ın bu bukağıları cehennemliklerin ayaklarına kaçacaklar korkusuyla vuracağını mı zannediyorsunuz? Allah'a yemin olsun ki hayır. Fakat onlar yukarı doğru yükselmek isteyeceklerinde bu bukağılar onları aşağıya doğru çekecektir.

el-Kelbî buradaki: in: Koyunlara vurulan tasmalar ve zincirler" anlamında olduğunu söylemiştir. Ancak birinci anlamı sözlükte daha çok bilinen bir anlamdır. el-Hansâ'nın şu beyitinde de bu anlamdadır:

"Seni çağırdı da sen de onun bukağılarını parçaladın

Fakat o bukağılar senden önce koparılmıyordu."

Bunun, oldukça şiddetli azâbın çeşitlerinden olduğu da söylenmiştir. Bu açıklamayı Mukâtil yapmıştır. Rivâyet edildiğine göre Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ki Allah nekel üzerine nekeli sever." Bu kelime "kef" harfi harekeli olarak söylenir. Bu açıklamayı el-Cevherî yapmıştır, (Peygambere): Nekel nedir? diye soruldu, o da şu cevabı verdi: "Denenmiş güçlü bir at üzerindeki denenmiş güçlü bir adamdır. " el-Mâverdî, en-Nuket, VI, 130 Eseri yayına hazırlayan, hadisin kaynağını teshil edemediğini belirtmektedir.

Bu açıklamayı el-Maverdî zikretmiştir. (el-Maverdî) dedi ki: İşte güçlü olması dolayısıyla bukağıya "nikl" denilmesi bundandır. (Boyna vurulan zincir olan) "el-ğull" de bu şekildedir. Güçlü ve artan herbir azâb da böyledir.

"Cahîm (yakıcı ateş)" ise alevlendirilmiş, kızdırılmış ateş demektir.

12 ﴿