16

Ama Fir'avun o peygambere karşı çıktı. Biz de onu müthiş bir şekilde yakaladık.

"Ama Fir'avun, o peygambere karşı çıktı." Onu yalanladı ve îman etmedi. Mukâtil dedi ki: Mûsa ve Fir'avun'u sözkonusu etmesinin sebebi, Mekkelilerin Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)'ı aralarında doğup büyüdüğü için küçümsemeleri ve hafife almaları idi. Tıpkı Fir'avun'un Mûsa'yı büyütmesi ve aralarında büyümüş olması dolayısıyla onunla alay etmesi gibi. Nitekim yüce Allah:

"Sen çocuk iken yanımızda seni beslemedik mi ?" (eş-Şuarâ, 26/18) diye buyurmaktadır.

el-Mehdevî dedi ki: "er-Rasûl" lâfzının başına "elif" ile "lam"ın gelmiş olrnası, daha önceden onun sözkonusu edilmiş olmasından dolayıdır. Bundan dolayı mektupların başında (elif-lam'sız olarak) "selamun aleyküm" denilmesi, buna karşılık sonlarında "es-selamu aleyküm" diye kullanılması tercih edilmiştir.

" Müthiş" ağır, çetin, ve şiddetli demektir. Ağır vuruş"; " Şiddetli, çetin azâb" demektir. Bu açıklamayı İbn Abbâs ve Mücahid yapmıştır. Şiddetli yağmur" tabiri de buradan gelmektedir. Bu açıklamayı da el-Ahfeş yapmıştır, ez-Zeccâc: Ağır ve haşin demektir, diye açıklamıştır. Yağmura; denilmesi de buradan gelmektedir. "Helâk edici" anlamına geldiği de söylenmiştir. Âyet: Biz onu ağır bir şekilde cezalandırdık, demektir. Şair de şöyle demiştir:

"Sen kendi çocuklarını kertenkelenin yiyişi gibi yedin; öyle ki,

Çok dehşetli acı olan bitkinin acısını duydun."

" Filan kişi bu işin akıbetini beğenmedi" demektir. "Kötü ve rahat içilemeyen su" anlamındadır.

"Ne kendisi boğazdan geçen, ne de rahatlıkla boğazdan geçirilebilen ot ve yiyecek" demektir. Züheyr şöyle demektedir:

"Kendi aralarında maksatlarını gerçekleştirdiler (birbirlerini öldürdüler)

Sonra da hiçte iyi olmayan rahatça yenilip, yutulamayan bir mer'aya (develerini götürdüler.)"

el-Hansâ dedi ki;

"Yemin olsun ki Becîle, Malik'in atlılarıyla karşılaştığı günü

Oldukça ağır (yutulması zor) bir şeyler yedi."

Bu kelime aynı zamanda "oldukça büyük asa" anlamına da gelir. Şair şöyle demektedir:

"Sağ elimde eğer onun dizginlerini alırsam

Diğer elimde de onun çekineceği büyükçe bir sopa olsa."

"Be" harfi kesreli: de aynı anlamdadır. Odun demeti" demektir. da aynı anlamdadır. Şair Tarafe şöyle demektedir:

"Oldukça büyük bir asayı andıran kocamış bir adamın değerli malı olan..."

16 ﴿