17

Eğer siz küfür ve inkâr ederseniz, çocukların saçlarını ağartacak bir günden kendinizi nasıl koruyacaksınız?

"Eğer siz, küfür ve inkâr ederseniz, çocukların saçlarını ağartacak bir günden kendinizi nasıl koruyacaksınız" âyeti bir azardır. Yani küfür ve inkâr edecek olursanız, azaptan nasıl sakınacaksınız!'

İfadede takdim ve tehir vardır. Küfür ve inkâr ederseniz- çocukların saçlarını ağartacak bir günde nasıl sakınacaksınız?" demektir. Abdullah ve Atiyye'nin kıraati de böyledir.

el-Hasen dedi ki: Siz hangi namazla azaptan korunacaksınız, hangi oruçla azaptan korunacaksınız:-' âyette hazfedilmiş ifadeler de vardır. "Siz ... günün azabından nasıl korunacaksınız!" demektir.

Katade dedi ki: Allah'a yemin ederim ki, Allah'ı inkâr eden bir kimse o gün hiçbir şey ile kendisini koruyamayacaktır.

"Bir günden" âyeti bu kıraate göre

"koruyacaksınız" lâfzının mef'ûlüdür, zarf değildir. Eğer küfür, İnkâr manasına kabul edilirse, o takdirde "bir gün" lâfzı "İnkâr ederseniz" âyetinin mef'ûlü olur.

Müfessirlerden biri şöyle demiştir: Yüce Allah'ın Küfür ve inkâr ederseniz" âyeti üzerinde vakıf, tamam olmaktadır. Bundan sonra: Bir gün" âyeti ile başlanır. Bu kimse

"Bir gün" lâfzının: Ağartacak" fiilinin mef'ûlü olduğunu benimsemiş olmaktadır. Fiilin faili ise yüce Allah olur. Sanki şöyle buyurulmuş gibidir: Allah'ın, küçük çocukları yaşlılar gibi saçları ağarmış kılacağı bir günde...

İbnu'l-Enbârî dedi ki: Bu uygun değildir. Çünkü dehşetinin şiddetinden ölürü bu işi gerçekleştirecek olan "o gün"dür.

el-Mehdevî dedi ki: "Ağartacak" lâfzındaki zamirin Allah'a ait olması da mümkündür, "gün"e ait olmayı da mümkündür. Eğer (zamir) "gün"e ait okusa (fiil), onun sıfatı olabilir. Ancak zamirin yüce Allah'a ait olması halinde hazfedilmiş bir ifade takdiri olmadıkça Allah'ın sıfatı olamaz. Şöyle denilmiş gibidir: Öyle bir gün ki, Allah o günde çocukların saçlarını ağartacaktır.

İbnu'l-Enbârî dedi ki: Bazıları da "gün" lâfzını "küfür ve inkâr ederseniz" fiili ile mansûb kabul etmektedirler. Ancak bu güzel ulmayan bir şeydir. Çünkü "gün" lâfzı "küfür ve inkâr" ile alakalı kabul edilecek olursa, bir sıfata ihtiyacı olur. Yani sizler ... bir günü inkâr eltiniz, demek olur. Eğer bir kimse sıfatın hazan hazfedilip, ondan sonra gelen lâfzın nasbedilebileceğini de delil olarak ileri sürecek olursa, biz de ona karşı Abdullah (b. Mes'ûd)un: "Siz .. bir günden nasıl sakınacaksınız?" şeklindeki kıraatini delil olarak gösteririz.

Derim ki Bu mütevatir bir kıraat değildir. Bu ancak bir tefsir (açıklama) olmak üzere gelmiştir. Eğer küfür "cuhûd; inkâr' anlamında ise, bu durumda "bir gün" lâfzı sıfatsız ve sıfatın hazfi sözkonusu olmaksızın sarih bir mef'ûl olur. Eğer sizler kıyâmet ve amellerin karşılıklarının görüleceği günü inkâr ediyor iseniz, Allah'tan nasıl korkacak, O'ndan nasıl çekineceksiniz? demektir.

Ebul Semmal Ka'neb de: Benden nasıl sakınacaksınız?" şeklinde izafet olarak "nûn" harfini (mülukellim "ye'sinin hazf edildiğini kabul ederek) kesreli okumuştur.

"Çocuklar" lâfzı küçük çocuklar demektir. es-Süddî bunlar zina çocuklarıdır, demiştir. Müşriklerin çocukları olacağı da söylenmiştir. Ancak genel olması daha doğrudur. Yani o günde küçük çocuk yaşı ilerlememiş olduğu halde saçı ağaracaktır. Bu ise: "Ey Âdem kalk, cehennem kafilesini çıkart (onu yola koy)!" Buhârî III, 1221, IV, 1767, V, 2392; Müslim, I, 201; Tirmizî, V, 322, 323; Müsned, III, 32. IV, 432, 435. denileceği vakit olacaktır. Daha önce el-Hac Sûresi'nin baş taraflarında (22/1. âyetin tefsirinde) geçtiği üzere.

el-Kuşeyrî dedi ki: Daha sonra yüce Allah, cennetliklerin durumlarını ve niteliklerini dilediği gibi değiştirecektir.

Bunun kıyâmet gününün şiddetini anlatmak için verilmiş bir örnek olduğu ve ifadenin mecazî olduğu da söylenmiştir. Çünkü kıyâmet gününde küçük çocuk olmayacaktır. Ama âyetin anlamı şudur: O günün heybeti öyle dehşetlidir ki, eğer orada küçük çocuk bulunsaydı, o dehşetten saçları ağaracaktı.

Bunun feza' (korku ve dehşet) zamanında ve sûra baygınlık üfürüşü ile üfürülmeden önce olacağı da söylenmiştir. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.

ez-Zemahşerî dedi ki: Bazı kitablarda gördüğüme göre adamın birisi akşam bir karganın çenesi gibi kömür kadar siyah saçlarla akşama girdi. Sabah olduğunda ise saç ve sakalı bembeyaz olmuştu. Şöyle dedi: Rüyamda bana kıyâmet, cennet ve cehennem gösterildi. İnsanların zincirlerle cehenneme doğru götürüldüklerini gördüm. İşte bu, günün dehşetinden gördüğümüz gibi sabahı ettim.

17 ﴿