19O günde, yalanlayanların vay haline! "İşte Biz, günahkârlara böyle yaparız." Geçmişlere yaptığımızın bir benzerini Kureyş müşriklerine de, ya kılıçla ya da helâk etmek suretiyle uygularız. "Sonra da ... onların arkasına takarız" âyeti, genel olarak mübledâ olmak üzere: okumuşlardır. Ancak el-A'rec: "Öncekileri helâk etmedik mi?" âyetine atf ile cezm ederek; diye okumuştur. Sen beni ziyaret etmedin mi, sonra ben sana ikram et(me)dim mi?" demeye benzer. Maksat, yüce Allah'ın peygamberleri değişik zamanlarda göndermiş olmakla birlikte, (yalanlayan) kavimleri ardarda helâk etmiş olduğudur. Daha sonra; "İşte Biz günahkârlara böyle yaparız" âyeti ile yeni bir cümle başlatmaktadır. Bununla sonradan helâk edilenleri kastetmiştir. "Onların arkasına takarız" anlamındaki âyetin (ayn harfinin) sakin olarak okunması, arka arkaya harekelerin gelmesi sebebiyle de olabilir. Ondan tahfif dolayısıyla sakin okuduğu da rivâyet edilmiştir, İbn Mes’ûd'un kıraatinde: Sonra da yakında onların arkasına takacağız" şeklindedir. “Böyle" âyetindeki "kef" harfi nasb mahallindedir. Biz, bu helakin bir benzerini herbir müşrike uygularız, demektir. Diğer taraftan bunun, ibret olmak üzere, dünyada helâk edilişlerinin çok dehşetli bir şey olduğunu anlatmak anlamında olduğu da söylenmiştir. Bununla âhiretteki hesaplarını haber verdiği de söylenmiştir. |
﴾ 19 ﴿