24Yalanlayanların o gün vay haline! "Gücümüz yeter Bizim" anlamındaki: âyetini Nafi' ve el-Kisaî' Takdir ettik" şeklinde (dal harfi) şeddeli olarak, diğerleri ise şeddesiz okumuşlardır. Her ikisi de ayns anlamda farklı söyleyişlerdir. Bu açıklamayı el-Kisai, el-Ferrâ'' ve el-Kutebi yapmıştır. el-Kutebi dedi ki: Şeddesiz söyleyiş, şeddeli söyleyiş ile aynı anlamdadır, Ben bunu takdir ettim" demek gibidir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın (radıyallahü anhmazan) hilâli hakkında: “Eğer hava bulutlu olursa bu sefer onun için takdir cihetine gidiniz." Buhârî, II, 672, 674; Müslim, 11, 759, 760; Ebû Davud, II, 297; Nesâî, IV, 134; İbn Mâce, I, 529, Muvatta’, t, 286; Müsned, II, 5, 13, 63, 145, ifadesinde de bu anlamda kullanılmıştır ki, onun konaklama yerlerini ve yol alışını takdir ediniz (hesab ediniz), demektir. Muhammed b. el-Cehm el-Ferrâ'dan naklen şöyle demektedir: Şeddeli okuyuş Ali (radıyallahü anh)'dan nakledildiği gibi, şeddemiz okuyuş da ondan nakledilmiştir. Şeddeli ve şeddesiz okuyuşun da aynı anlamda olma ihtimali uzak değildir. Çünkü arablar: Onun hakkında ölümü takdir etti'" dedikleri gibi; de derler. Yüce Allah da; "Aranızda ölümü biz takdir ettik" (el-Vâkıa, 56/60) diye buyurmuş ve "takdir ettik" anlamındaki âyet hem şeddeli, hem şeddesiz okunmuştur. Rızkını daralttı" derken de; diye şeddeli de kullanılabilir. (el-Ferrâ' devamla) dedi ki: Şeddesiz okuyanlar, delil getirerek şöyle demişlerdir: Eğer bu şeddeli olsaydı bu sefer ondan sonrasının: Ne güzel güç yetirenleriz Biz!" denilmesi gerekirdi. el-Ferrâ' dedi ki: Ancak Araplar her iki söyleyişi de bir arada kullanabilirler. Yüce Allah, (aynı fiilin iki farklı söyleyişini bir arada zikrederek) şöyle buyurmaktadır: "Bu nedenle o kâfirlere mühlet ver, onlara azıcık mühlet ver." (et-Tarık, 86/17) el-A'şâ da şöyle demiştir: "Ve o beni tanımazlıktan geldi, halbuki onun önceden tanımadığı (bende görmediği) Olaylar ancak, ağarmış saçlar ile saçlarımın dökülmesi idi." Burada da şair aynı fiilin aynı anlamdaki iki ayrı söyleyişini ("enkera" ve- "nekira" kullanımlarını) birlikte zikretmiş bulunmaktadır. İkrime'den Gücümüz yeter Bizim" şeklinde şeddesiz: "Kudret; güç yetirmek"den gelen bir fiil olarak okuduğu rivâyet edilmiştir. Ebû Ubeyd, Ebû Hatim ve el-Kisaî'nin tercih ettiği okuyuş da budur, Çünkü daha sonra: Ne güzel güç yetirenleriz Biz!" diye buyurulmaktadır. Şeddeli okuyanların okuyuşu ise "takdir etmek"den gelir. Bizler bedbaht olanı da, bahtiyar olanı da takdir ettik, Bizler ne güzel takdir edenleriz, demektir, Bunu da İbn Mes’ûd Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'dan rivâyet etmiştir. Manası: Biz, uzun ya da kısa oluşunu takdir ettik, şeklinde olduğu da söylenmiştir. Buna yakın bir açıklama İbn Abbâs'tan gelmiştir; Takdir ettik, Biz, malik olduk demektir. el-Mehdevi dedi ki: Bu açıklama da şeddesiz okuyuşa daha uygun düşmektedir. Derim ki: Bu doğrudur. Çünkü "gücümüz yeter Bizim" âyetini şeddesiz olarak okuyan İkrime'dir. O söyle demiştir: Bu Biz malik olduk, Biz ne güzel malikleriz, demektir. Böylelikle her iki kelime birbirinden farklı iki anlam ifade etmiş olur. Yani biz, doğum zamanını ve nutfenin lam bir insan oluncaya kadar bir halden, bir hale intikal etmesini yahut bahtiyar ile bedbahtı ya da uzun ve kısayı takdir ettik. Bütün bu açıklamalar şeddeli okunuşa göredir. Önceden de belirttiğimiz gibi her iki okuyuşun da aynı anlamda olduğu da söylenmiştir. |
﴾ 24 ﴿