49Yalanlayanların o gün vay haline! "Onlara: 'Rükû edin' denildiği zaman rükû etmezler." Bu müşriklere: "Rükû edin" yani namaz kılın denilecek olursa, onlar "rükû etmezler" namaz kılmazlar. Bu açıklamayı Mücahid yapmıştır. Mukâtil de şöyle demiştir: Bu âyet Sakifliler hakkında inmiştir. Onlar namaz kılmak istemeyince bu âyet da haklarında nazil oldu. Mukâtil dedi ki: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) onlara "İslâm'a girin" deyip onlara namaz kılmalarını emredince onlar: Bizler eğilmeyiz. Çünkü bu bizim aleyhimize bir tenkit sebebi olur, dediler. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) da şöyle buyurdu: "Rükû ve sucudu bulunmayan bir dinde hayır yoktur." Nakledildiğine göre Malik -Allah'ın rahmeti üzerine olsun- ikindi namazından sonra mescide girdi. Onun görüşüne göre ikindiden sonra rükû (namaz) kılınmaz. O bakımdan namaz kılmadan oturdu. Bir çocuk ona: Ey yaşlı adam kalk ve namaz kıl, dedi. Malik kalkıp namaz kıldı ve kendisinin benimsediği görüşü ileri sürerek onunla tartışmadı. Bu husus ona sorulunca şöyle dedi: Ben "Onlara: Rükû edin, denildiği zaman rükû etmezler" diye kendilerinden sözedilen kimselerden olurum diye korktum. İbn Abbâs dedi ki: Ahirette secde etmeye çağırılıp da secde edemeyecekleri vakit, onlara bu söz söylenecektir. Katade dedi ki: Bu husus dünyada olan bir şeydir. İbnu'l-Arabî dedi ki; Bu âyet-i kerîme, rükû'un vucubuna ve onun namazda bir rükün olduğuna dair bir delildir. Zaten bu hususta icma da gerçekleşmiştir, bazıları bu işin kıyâmet gününde olacağını sanmıştır. Oysa kıyâmet günü bir mükellefiyet yurdu değildir. Bu sebeple orada yerine getirilmediği takdirde, veyl ve cezanın sözkonusu olacağı bir emir verilmesi de sözkonusu olmaz. Onlar (kıyâmette) sadece dünyada insanların halinin açığa çıkarılması için secde etmeye davet edilecekler. Dünyada Allah'a secde eden kimse, secde etmek imkanını bulacaktır. Riyakarlık yaparak ondan başkasına secde eden kimsenin ise sırtı dümdüz, tek bir parça haline getirilecektir. Şöyle de açıklanmıştır: Yani onlara, hakka boyun eğin, denildiğinde onlar boyun eğmezlerdi. O vakit bu âyet hem namaz hakkında, hem de başka hususlar hakkında umumi olur. Namazın sözkonusu edilmesi ise tevhidden sonra bütün şer'î hükümlerinin esası oluşundan dolayıdır. Bununla, imanın emredildiği de söylenmiştir. Çünkü namaz imansız sahih olmaz. |
﴾ 49 ﴿