28

Âyetlerimizi de yalanladıkça, yalanlıyorlardı.

"Âyetlerimizi" peygamberlerin getirdiklerini

"de yalanladıkça yalanlıyorlardı." İndirdiğimiz kitablan... diye de açıklanmıştır.

"Yalanladıkça..." lâfzı genel olarak "zel" harfi şeddeli, "kef" harfi kesreli olarak ve: " Yalanladı" fiilinden gelen (bir mef'ûl-i mutlak olarak) okumuşlardır. Çok büyük çapta yalanladılar" demektir.

el-Ferrâ' dedi ki; Bu, (Kullanım alanı) geniş bir Yemen söyleyişidir. Onlar: " Onu oldukça yalanladım"; Gömleği paramparça ettim" derler. veznindeki herbir fiilin mastarı da onların söyleyişlerinde şeddeli olarak diye kullanırlar. Kilâblılardan birisi şu beyiti nakletmektedir:

"Beni uzun zamandan beri arkadaşlarımdan uzak tuttu

Ve kendilerini görmek benim için şifa olacak bir takım ihtiyaçlarımı yerine getirmekten. "

Beytin metni, Taberi, XXX, 16'jra göre diiîeltikliği gibi, terceme buna göre yapılmıştır.

Ali (radıyallahü anh) şeddesiz olarak; diye okumuştur. Buna göre de mastardır. Ebû Ali dedi ki: Şeddeli okuyuş da, şeddesiz okuyuş da hep birlikte: Çokça yalanlamak, yalanlamakta birbirleriyle yarışırcasına ileriye gitmek" fiilinden mastardır. el-A'şa'nın şu beyttinde olduğu gibi:

"Ona doğru da söyledim, yalan da söyledim kişiye bazan yalan söylemesi fayda verir."

Ebû’l-Feth dedi ki: Her ikisi de aynı zamanda hem: 'nin, hem de; nin mastarıdırlar. ez-Zemahşerî dedi ki: şeddesiz okuyuşu, 'in mastarıdır ve buna da şairin şu beyiti delildir:

"Ona doğru da söyledim, yalan da söyledim

Kişiye bazan yalan söylemesi fayda verir,"

Bu da yüce Allah'ın:

"Ve Allah sizi yerden bir bitki gibi bitirmiştir" (Nûh, 71/17) âyetine benzemektedir. Yani: Onlar âyetlerimizi yalanladılar, âyetlerimizi birbirleriyle yarışırcasına mı yalanladılar-"1 Yahutta bu lâfız, "yalanlıyorlardı" âyeti ile nasb da edilebilir. Çünkü bu aynı zamanda şeddesiz olarak: Yalanladılar" anlamını da ihtiva etmektedir. Çünkü hakkı yalanlayan herbir kişi aynı zamanda yalancıdır. Çünkü onlar müslümanların değerlendirmesine göre, yalan söyleyen kimseler iseler, onlara göre de müslümanlar yalan söylüyor ise kendi aralarında karşılıklı bir yalanlama (mükazebe) sözkonusudur,

İbn Ömer "kef" harfi ötreli ve şeddeli; diye; Yalancı" lâfzının çoğulu olarak okumuştur. Bunu da Ebû Hatim söylemiştir. Zemahşerî'ye göre bunun nasb ile gelmesi hal olmasından dolayıdır.

şekli tek kişi için "ileri derecede yalan söyleyen" anlamında olabilir. Mesela: Çok yalancı bir adam" denilir. Bu da: Çok güzel" ile; Çok cimri" demeye benzer. Bu durumda lâfız; Yalanlıyorlardı" fiilinin mastarına sıfat kabul edilir. Yani onlar çok aşırı ve ileri derecede yalanladılar demek olur.

es-Sıhah'da şöyle denilmektedir; Yüce Allah'ın:

"Âyetlerimizi de yalanladıkça yalanlıyorlardı" âyeti şeddeli mastarlardan birisidir. Çünkü bunun mastarı "tefi!" vezninde "teklim: konuşturmak, konuşmak" gibi de gelir. "Fi'al" vezninde "kizzab" diye geldiği gibi "tavsiye" gibi "tef ile" vezninde de gelir, "rnufa'il" vezninde de gelebilir,

"Biz de onları... darmadağın ettik" (Sebe, 34/19 âyetinde olduğu gibi.)

28 ﴿