16Hani Rabbi, ona mukaddes "Tuvâ" vadisinde şöyle seslenmişti: "Mûsa'nın haberi geldi mi sana? Hani Rabbi, ona mukaddes "Tuvâ" vadisinde şöyle seslenmişti..." Yani "Mûsa'nın haberi" sana gelip ulaştı mı?" Bu, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'a bir tesellidir. Yani Fir'avun, senin çağdaşın olan kâfirlerden daha güçlü idi, ama Biz, onu da (azabımızla) yakaladık. Bunlar da böyle olacaklardır, Buradaki:...mi" edatının olumsuzluk bildiren: anlamında olduğu da söylenmiştir. Yani sana Mûsa'nın haberi gelmedi, fakat bu haber sana verildi. Çünkü onun haberinde, korkan kimseler içine elbette bir ibret vardır. Mûsa ve Fir'avun'un haberlerine dair yeteri kadar bilgiler, daha önceden birkaç yerde (el-A'raf, 7/104. âyet ve devamının tefsirinde; Ta-Ha, 20/43. âyet ve devamının tefsirinde; el-Kasas, 28/7, âyet ve devamının tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır. “Tuvâ" kelimesi üç türlü okunmuştur. İbn Muhaysın, İbn Âmir ve Kûfeliler, tenvinli olarak okumuşlardır. İsmin hafif oluşu dolayısıyla Ebû übeyd de bu okuyuşu tercih etmiştir. Diğerleri ise tenvinsiz okumuşlardır. Çünkü bu kelime, "LJmer ve Kuşem" gibi adln lâfızlardandır. el-Ferrâ'’nın dediğine göre Tuvâ, Medine ile Mısır arasında bir vadidir. el-Hasen ve İkrime ise "ti" harfini kesreli olarak "Tıvâ" diye okumuşlardır. Ebû Amr'dan da böyle okuduğu rivâyet edilmiştir ki ardı arkasına defalarca takdis edilmiş anlamına gelir. Bu açıklamayı ez-Zeccâc yapmış olup şu beyiti de zikretmiştir: "Ey kınayıcı! Şüphesiz ki beni yersiz, boş yere kınayışın Senin gidip gelen haksızlığından ötürü bana karşı tekrarlanıp durmaktadır." "Ti" harfinin ötreli ve kesreli okunuşunun iki ayrı söyleyiş olduğu da söylenmiştir. Bu hususa dair açıklamalar da daha önceden Tâ-Hâ Sûresi'nde (20/12. âyet, 5. başlıkta) geçmiş bulunmaktadır. |
﴾ 16 ﴿