25Bunun üzerine Allah, onu hem âhiret, hem de dünya azabıyla yakaladı. "Bunun üzerine Allah, onu hem âhiret, hem de dünya azabıyla yakaladı." Yani yüce Allah, onu "Sizin benden başka ilahınız olduğunu bilmiyorum" (el-Kasas, 28/38) şeklindeki sözleri ile daha sonra söylediği; "Ben sizin en yüce rabbinizim" sözünün azâbı ile yakaladı, demektir. Bu açıklamayı İbn Abbâs, Mücahid ve İkrime yapmıştır. Bu iki sözü arasında, kırk yıllık bir süre geçmiştir. Bu açıklamayı da İbn Abbâs yapmıştır. Yani yüce Allah, birinci sözü söyledikten sonra, ona mühlet vermiş, fakat ikinci sözü üzerine onu yakalayıp, bu iki sözü dolayısıyla birlikte ona azâb etmişti. Birinci azabının onu suda boğması, diğerinin ise âhiretteki azâbı olduğu söylenmiştir. Katade ve başkaları da böyle demiştir. Mücahid dedi ki: Bu ömrünün ilk ve sonlarındaki azabıdır. Sonraki sözünün onun "ben sizin en yüce rabbinizim" sözü olduğu, birincisinin ise Mûsa'yı yalanlaması olduğu da söylenmiştir. Bu görüş, Katade'den de nakledilmiştir Burada mealde: :âhiret ve dünya'" imlamı verilen "el-âhire ile ~el-ûlâ" lâfızlarının aynı zamanda -sırasıyla- son ve ilk anlamlarına geldiğini de hatırlatalım. Açıklamalar bu lafzî manayı gözönünde bulundurarak yapılmıştır. “Azâb" kelimesi, ez-Zeccâc'ın görüşüne göre tekid edici mastar (mef'ûl-i mutlak) olarak nasbedilmiştir. Çünkü "Allah onu aldı" ifadesi: Allah onu ibretli bir şekilde cezalandırdı" anlamındadır. Dolayısıyla burada lâfzı, bizzat fiilin lâfzından değil de manasından gelen mantar (mef'ûl-i mutlak) olarak kullanılmış olmaktadır. Sıfat (cer) harfinin kaldırılması ile nasbedildiği de söylenmiştir. Allah, onu âhiret azabıyla yakaladı" demektir. Bu cer harfi kaldırılınca nasbedildi. el-Ferrâ' da, şöyle demiştir: Allah, onu ibretle cezalandırmak için yakaladı" takdirindedir. İbretli ceza"; başkasına ibret olarak yapılana verilen bir isimdir. Yani başkası ondan ibret alsın diye bir kimseye verilen cezaya denilir. Meselâ, birisine ileri derecede ceza verilecek olursa: Filan filanı ibretli bir şekilde cezalandırdı" denilir. Kelimenin asıl anlamı, imtina etmek, yapmamaktan gelmektedir. Teklif edilen yemini kabul etmemek, yapmamak" tabiri de buradan gelmektedir, Bağ ve (ayağa vurulan) zincir" demektir. Daha önce el-Müzzemmil Sûresi'nde (73/12. âyetin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır. Allah'a hamdolsun. |
﴾ 25 ﴿