34Fakat o, en büyük belâ geldiğinde; "Fakat o, en büyük belâ" en büyük musibet "geldiğinde..." Bu da ölümden sonra dirilişin kendisi ile birlikte gerçekleşeceği Sûr'a ikinci üfürüştür. Bu açıklamayı ed-Dahhak'ın kendisinden naklettiği bir rivâyete göre İbn Abbâs, yapmıştır, el-Hasen'in görüşü de budur. Yine İbn Abbâs ile ed-Dahhak'dan, sözü edilen kıyâmettir, dedikleri rivâyet edilmiştir. Herşeyi Örtüp, dehşetinin büyüklüğü dolayısıyla dışında kalan herbir şeyi kapsayıcından yani altüst edişinden dolayı ona bu isim verilmiştir. Arapların (haddi aşmaya dair) mesellerinden birisi şöyledir: Vadi(nin suları) aktı da yatağını doldurup, kıyılarından taştı," el-Müberred dedi ki: "Büyük belâ" Araplara göre, güç yetirilemeyen musibet hakkında kullanılır. Zannederim bu tabir onların at, bütün gücü ile koştuğu vakit kullanılan tabir olan: At bütün gücü ile koştu" ifadelerinden ve su, nehir yatağının tamamını dolduracak olursa kullandıkları: Su yatağın tamamını doldurdu" ifadelerinden alınmıştır. Başkası da şöyle demiştir: Bu ifade: Akan sel kuyuyu tamamıyla örttü" tabirinden alınmıştır. Çünkü; "(........): Gömmek ve üstüne çıkmak" demektir. el-Kasım b. el-Velid el-Hemdanî dedi ki: "En büyük belâ (et-tâmmetu'l-kübrâ)" cennetliklerin cennete götürülecekleri, cehennemliklerin de cehenneme sürülecekleri zamandır. Bu da Mücahid'in açıklaması ile aynı anlamı taşır. Süfyan da şöyle demiştir: Bu, cehennem ahalisinin Zebanilere teslim edileceği andır. Herşeyi örtüp kapatan ve alabildiğine büyük o bela. demektir. Şair de söyle demiştir: "Şüphesiz bazı sevgiler kör ve sağır eder Aynı şekilde nefret de; hatta o, daha büyük bir musibet ve daha baskındır." |
﴾ 34 ﴿