43Sen nerede, ona dair bilgi vermek nerede? "Sen nerede, ona dair bilgi vermek nerede?" Yani ey Muhammed, kıyâmetten söz etmek ve onun hakkında soru sormak ile senin ne ilgin var? Ona dair soru sormak senin işin değildir. ez-Zühri'nin, Urve b. ez-Zübeyr'den yaptığı rivâyetin anlamı da budur. O, şöyle demiştir: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) yüce Allah'ın: "Sen nerede, ona dair bilgi vermek nerede? Ona dair nihai bilgi" yani onun bilgisinin varacağı son yer "Rabbine aittir" âyeti inene kadar, kıyâmetin ne zaman kopacağını sorup duruyordu. Sanki Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'a bu hususta çokça soru sorulunca, o da Allah'tan buna dair kendisine bilgi vermesini istemiş de ona: Hayır, sorma! Çünkü bu hususta senin herhangi bir bilgin olamaz, denilmiş gibidir. Müşriklerin peygambere bu hususta soru sormaları böylelikle reddedilmiş ve tepkiyle karşılanmış olması da mümkündür. Yani buna dair bilgi sahibi olmak senin, işin değildir ki; bunu açıklamanı sana sorsunlar ve sen bu bilgiyi bilen kimselerden değilsin. Bu anlamdaki açıklama, İbn Abbâs'tan rivâyet edilmiştir. “Bilgi vermek" burada zikretmek (anmak, hatırlatmak) anlamındadır. |
﴾ 43 ﴿