17

Hayır! Bilakis siz yetime ikramda bulunmazsınız.

"Kellâ"

"Hayır" lâfzı bir reddir. Yani durum zannedildiği gibi değildir. Zengin üstün ve şerefli olduğundan dolayı zengin, fakir alçak ve değersiz olduğundan dolayı fakir değildir. Aksine fakirlik ve zenginlik Benim takdirim ve hükmümün bir gereğidir.

el-Ferrâ'' dedi ki:

"Hayır" âyeti burada, kulun böyle olmaması gerekir. Aksine yüce Allah'a zenginlik ve fakirlik dolayısıyla hamdedilmelidir, anlamındadır. Hadîs-i şerîfte şöyle buyurulmuştur: "Aziz ve celil olan Allah, buyuruyor ki: Hayır, Ben şeref ve Üstünlük verdiğim kimseye dünyalığın çokluğu ile şeref ve üstünlük vermem. Değersiz kılıp, alçalttığım kimseyi de dünyalığın azlığı ile alçaltmış olmam. Ben üstün ve şerefli kıldığım kimseyi, Bana itaat ile üstün ve şerefli kılarım, alçaltıp değersiz kıldığım kimseyi de Bana masiyet ile alçaltır ve değersiz kılarım." Taberi, Câmiu'l-Beyân, XXX, 182.

"Bilakis siz yetime ikramda bulunmazsınız" âyeti ile uygulayageldikleri yetime miras vermemek, büyür de mallarını alırlar korkusuyla, israf yoluyla ve tez elden mallarını yemek, şeklindeki uygulamalarına bu âyet ile haber verilmektedir.

"İkramda bulunmazsınız" anlamındaki âyeti Amr ve Yakub: "Lâyukrimune" "Bulunmazlar" şeklinde, "teşvik etmezsiniz" anlamındaki âyeti: "Lâyehdune" "Teşvik etmezler" diye, "yersiniz" anlamındaki âyeti; "Ye’kulune" "Yerler" diye, "seversiniz" anlamındaki âyeti: "Yuhibbune" "Severler" diye "ye" ile okumuşlardır. Çünkü bundan önce "insan"dan sözedilmiş idi. Maksat da insan cinsidir. O bakımdan ondan çoğul lâfzı ile sözedilmiştir.

Diğerleri ise her dört yerde de karşıdaki muhataba hitab olmak üzere "te'li olarak (bulunmazsınız, etmezsiniz... gibi) okumuşlardır. Yüce Allah, bunu onlara azar ve başlarına kakmak maksadıyla böyle buyurmuş gibidir. -Belirttiğimiz gibi- yetime ikramda bulunmayı terk etmeleri, ona hakkını vermemeleri ve malını yemeleriyle (onları azarlamaktadır).

Mukâtil dedi ki: Bu âyet, Kudame b. Maz'un hakkında inmişti. O Umeyye b. Halefin himayesinde bir yetim idi.

17 ﴿