23Ki o gün, cehennem de getirilmiş olacaktır. İşte o gün insan hatırlayacaktır ama hatırlamanın ona ne faydası olur! Ebû Said el-Hudri dedi ki: "O gün cehennem de getirilmiş olacaktır" âyeti nazil olunca, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın rengi değişti ve bunun etkileri yüzünde görüldü. Öyle ki, bu hali ashabına da ağır geldi. Daha sonra şöyle buyurdu: "Cebrâîl bana: "Böyle yapmayın! Yer dağılıp zerreler gibi parça parça edildiğinde... O gün cehennem de getirilmiş olacaktır." âyetlerini okuttu." Süyutî, ed-Durru'l Mensur, VIII, 512. Ali (radıyallahü anh) dedi ki: "Ey Allah'ın Rasûlü! Cehennem nasıl getirilecektir?" diye sordu. Şöyle buyurdu: "Cehennem yetmişbin dizgin ile çekilerek getirilecektir. Herbir dizgini yetmişbin melek çekecektir. Fakat dizginlerden öyle bir kurtulmak isteyecek ki, eğer bırakılacak olursa orada bulunan herkesi yakacaktır. Sonra benim önüme gelerek; "Benim seninle ne ilgim olabilir ki, ey Muhammed? Şüphesiz Allah senin etini bana haram kılmıştır." diyecek, Artık: Nefsim nefsim demedik hiçbir kimse kalmayacak. Ancak Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem) bundan müstesna olacaktır. O Rabbim, ümmetim ümmetim, diyecektir." Süyutî, ed-Durru'l Mensur, VIII, 512. "İşte o gün insan hatırlayacaktır." Öğüt alacak, tevbe edecektir. Kasıt kâfir yahut bütün gayreti dünyaya yönelik olan kimselerdir. "Ama hatırlamanın ona ne faydası olur!" O dünyada iken kusurlu hareket ettiğine göre öğüt almak, tevbe etmek nerede? Öğüt alıp, hatırlamanın ona faydası nereden dokunacaktır, diye de açıklanmıştır. O halde muzafın hazfedildiğinin takdir edilmesi kaçınılmazdır. Aksi takdirde; "O gün insan hatırlayacaktır" âyeti ile "hatırlamanın ona ne faydası olur" âyeti arasında bir çelişki sözkonusu olur. Bu açıklamayı ez-Zemahşeri yapmıştır. |
﴾ 23 ﴿