26

Onun bağladığı gibi de kimse bağlayamaz.

"Artık o günde onun azâbı gibi hiçbir kimse azâb yapamaz." Yani kimse Allah'ın azâbı gibi azaplandıramaz, O'nun sağlam bağladığı gibi kimse bağlayamaz. Buradaki zamir yüce Allah'a aittir. Bu, İbn Abbâs ve el-Hasen'in görüşüdür.

el-Kisai;

"Azâb yapamaz" anlamındaki âyeti; "Lâyuazzebu" "Azaplandırılmaz" diye;

"bağlayamaz" anlamındaki âyeti da: "Velâyuseku" "Bağlanmaz" şeklinde "zel" ile "se" harflerini üstün olarak okumuştur. Yani o gün, Allah'ın kâfiri azablandıracağı gibi dünya hayatında kimse azâb edilemez, kâfirin sıkı sıkıya bağlanacağı gibi kimse bağlanamaz. Maksat da İblis’tir. Çünkü günahları ve cürümleri sebebiyle insanlar arasında en çetin azâbı onun göreceğine dair delil ortaya konulmuş bulunmaktadır. Dolayısıyla beraberindeki açıklayıcı manadan ötürü ifade mutlak olarak kullanılmıştır.

Bunun Umeyye b. Halef olduğu da söylenmiştir. Bu açıklamayı da el-Ferrâ'' nakletmiştir. Yani bu muayyen kâfirin göreceği azâb gibi kimse azâb edilmeyecektir. Onun zincirlere ve bukağılara bağlanacağı gibi kimse bağlanmayacaktır. Buna sebep ise küfür ve inadında en ileri dereceye gitmiş olmasıdır.

Bir diğer açıklama da şöyledir: Onun yerine kimseye azâb edilmeyecek, onun kurtulmak için vereceği fidye alınmayacaktır. Burada "azâb" azablandırmak anlamında "bağlamak" da bir şey ile sağlamca bağlamak anlamındadır. Şairin şu sözlerinde de bu anlamda kullanılmıştır:

"Ve sen otlağa yayılıp otlayan o yüz (deve)yi verdikten sonra (nankörlük etmem hiç düşünülür mü?)"

Kâfir olmayan bir kimseye kâfir gibi azâb edilmez, diye de açıklanmıştır.

Ebû Ubeyd ve Ebû Hatim, "zel" ile "se" harflerinin üstün okunmasını tercih etmişlerdir. Bu durumda "he: o" zamiri kâfire ait olur. Çünkü Allah'ın azâbı gibi kimsenin azâb etmeyeceği bilinen bir husustur

Ebû Kılabe de Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'dan (bu buyrukları) "zel" ve "se" harflerini üstün olarak okuduğunu rivâyet etmiş bulunmaktadır. Ebû Amr'ın, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın okuyuş şekline döndüğü de rivâyet edilmiştir.

Ebû Ali dedi ki: Cemaatin okuyuşuna göre de zamirin kâfire ait olması mümkündür. Yani hiç kimse kimseyi bu kâfire yapılan azâb gibi azâb etmez. Bu durumda zamir kâfire ait olur. "Kimse" ile kastedilenler de, cehennem ateşindekileri azaplandırmakla görevli olan meleklerdir.

26 ﴿