11Şüphesiz ki o gün, Rabbleri kendilerinden elbette haberdardır. "Bilmez mi ki" Âdemoğlu "kabirlerde olanlar altüst edildiğinde" kabirlerin altı üstüne getirilip, içindekiler dışarıya çıkartıldığında... Ebû Ubeyde dedi ki: " Eşyanın altını üstüne getirdim" demektir. Muhammed b. fria'b'dan: Bu, ölümden sonra diriltilecekleri zaman olacaktır, dediği rivâyet edilmiştir. el-Ferrâ' dedi ki; Ben Esedoğulları bedevilerinden birisinin "ayn" yerine "ha" ile; diye okuduğunu duydum. el-Maverdi de bu okuyuşu İbn Mes’ûd'dan nakletmiştir. Her ikisi aynı arlamdadır. "Göğüslerde olanlarda açığa çıkartıldığında" yani göğüslerde bulunan hayır ve şer birbirinden ayırdedildiğinde... Müfessirler böyle açıklamışlardır. İbn Abbâs: Açığa çıkartıldığında, diye açıklamıştır. Ubeyd b. Umeyr, Said b. Cübeyr, Yahya b. Ya'mer ve Nasr b. Âsım: "Açığa çıkartıldığında" anlamındaki âyeti "ha" harfini üstün, "sad" harfini üstün ve şeddesiz olarak okumuşlardır ki; "açığa çıktığında' demektir. "Şüphesiz ki o gün, Rabbleri kendilerinden elbette haberdardır." Yani onların durumlarını bilir, onların hiçbir şeyi Ona gizli kalmayacaktır. O, zaten onların hem o gündeki, hem sair zamanlardaki hallerini bilir. Fakat âyetin anlamı o günde onlara amellerinin karşılığın: vereceği şeklindedir. Yüce Allah'ın: "Altüst edildiğinde" âyetindeki; ...diğinde" lâfzında amel eden; " Altüst edildi" lâfzın fiilidir. Buna "bilme' fiili amel etmez. Çünkü bundan kasıt o vakit insanın bilmesi değildir, maksat insanın dünyada bitmesidir. Ayrıca "haberdardır" anlamındaki lâfız da onda amel etmez. Çünkü: " Şüphesiz"den sonra gelen ifadeler, ondan önce gelen ifadelerde amel etmez. "O gün" lâfzında amil: Haberdardır" anlamındaki lafızdır. Aralarına "lam" girmiş olsa bile. Çünkü lâm ibtida konumundadır. Haberin başına geliş sebebi ise, mübtedanın başına; " Şüphesiz" edalının gelmiş olmasıdır. Rivâyet olunduğuna göre, Haccac minber üzerinde bu sûreyi muhatablarını cihada teşvik etmek maksadıyla okumuş ve istemeyerek: diye baştaki hemzeyi üstün olarak okumuş, daha sonra bunu telafi etmek için de: "y. Haberdardır" lâfzını da İanfaız okumuştur. Halbuki "lam" olmasa idi "bilme"nin mef'ûlü olduğundan dolayı meftûlı olması gerekirdi. Ebû's-Şemmâl de; (âyetin başındaki hemzeyi üstün, buna karşılık "haberdardır" anlamındaki lâfzın başına "lam" getirmeksizin ve merfû' olarak) okumuştur. Doğrusunu en iyi bilen yüce Allah'tır, (Âdiyât Sûresi burada sona ermektedir. Allah'a hamd olsun). |
﴾ 11 ﴿