4Evet, sakının! İleride bileceksiniz. "Evet, sakının! İleride bileceksiniz" âyeti da tehditten sonra bir diğer tehdittir. Bu açıklamayı Mücahid yapmıştır. Tekid ve durumun daha vahim olduğunu anlatmak maksadıyla tekrar edilmiş olma ihtimali de vardır. Bu da el-Fena'nın görüşüdür. İbn Abbâs dedi ki: "Sakının! Yakında" Kabirde size ne gibi bir azâb geleceğini "bileceksiniz. Evet, sakının! İleride" âhiretle azâb başınıza geleceği vakit "bileceksiniz". Buna göre birincisi kabir hakkında, ikincisi âhiret hakkındadır. Dolayısıyla tekrar her iki hal için sözkonusudur. "Sakının, yakında bileceksiniz." Yani azâbı göreceğiniz vakit, benim sizi kendisine davet ettiğim şeyin hak olduğunu bileceksiniz. "Evet, sakının! İleride" ölümden sonra diriliş esnasında, size vaadettiğimin doğru olduğunu "bileceksiniz"; diye de açıklanmıştır. Zirr b. Hubeyş, Ali (radıyallahü anh)'dan şöyle dediğini rivâyet etmektedir: Bizler bu sûre nazil oluncaya kadar kabir azâbı hakkında şüphe ediyorduk. Bununla yüce Allah'ın: "Sakının, yakında" kabirlerde "bileceksiniz" âyetine işaret etmektedir. Bir diğer açıklamaya göre: "Sakının! Yakında" ölüm gelip sizi bulduğunda ve elçiler canlarınızı almak üzere geldiğinde "bileceksiniz. Evet, sakının! İleride" kabirlerinize girip, Münker ve Nekir gelip, kabir sorusu dehşeti sizi çepeçevre kuşatıp ve cevab vermek imkanını bulamadığınız vakit "bileceksiniz." Derim ki: Buna göre sûre, kabir azabının varlığını da ihtiva etmektedir. Bizler "et-Tezkire" adlı eserimizde kabir azabına îman etmenin vacib olduğunu, onu tasdikin gerekli olduğunu zikretmiş bulunuyoruz. Bu da doğru sözlünün haber verdiğine uygun olandır. Yüce Allah, mükellef olan kulunu tekrar ona hayatı geri çevirmek suretiyle kabrinde diriltecek ve ona hayatta iken sahih olduğu nitelikteki bir aklı verecektir. Böylece kendisine sorulacak soruyu anlayacak ve ne cevab vereceğini bilecek, Rabbinden geleni kavrayacak, kabrinde kendisine hazırlanmış olan lütuf ya da aşağılatıcı halleri anlayabilecektir. Ehl-i sünnet'in kabul ettiği görüş ile, bu din mensublarının büyük cemaatinin benimsediği kanaat budur. Biz bütün bu hususları yeterli açıklamalarıyla orada zikretmiş bulunuyoruz. Allah'a hamdolsun. "Sakının! Yakında" ölümden sonra diriltileceğiniz vakit diriltilmiş olacağınızı "bileceksiniz. Evet, sakının! Yakında" kıyâmet gününde azaba uğratılacağınızı "bileceksiniz" diye de açıklanmıştır. Bu açıklamaya göre, sûre ölümden sonra diriliş, haşr, soru, amellerin arzedilmesi ve buna benzer kıyâmetin dehşetli ve korkutucu hallerini de ihtiva etmektedir. Tıpkı "et-Tezkire bi Ahvali'l-Mevta ve Umuri't-Ahira" adlı eserimizde zikrettiğimiz gibi. ed-Dahhâk dedi ki: "Sakının! Yakında bileceksiniz" âyeti ile kâfirleri kastetmektedir. "Evet, sakının! İlerde bileceksiniz" âyeti da mü’minler hakkındadır. O (ed-Dahhâk) sûreyi böyle okuyordu. Bu âyetlerin ilkini "te" ile (Ey kâfirler! Siz bileceksiniz anlamında), ikincisini ise "e" ile (o mü’minler bilecekler, anlamında) okuyordu. |
﴾ 4 ﴿