56

Kim Allah'ı, Resûlünü ve îman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar şüphesiz Allah’ın tarafını tutanlardır.

Kim Allah'ı, Resûlünü ve îman edenleri dost edinirse” veli/dost edinirse veya veli/dost olursa;

(Bilsin ki) üstün gelecek olanlar şüphesiz Allah’ın tarafım tutanlardır..”

Burada zamîr kullarınası icabederken bunu yerine bizzat sözkonusu edilen ve zahir diye ifade olunan, (.......) ifadesi getirilmiştir.

Yani, “mutlaka onlardır üstün gelenler” demektir.

Yahut Âyetteki, “Hizbullah'tan” murat, Hazret-i Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem) ile mü’minlerdir.

Yani “Kim onları veli/dost edinirse, kesinlikle Allah'ın taraftarı, askeri olma görevini üstlenmiştir ve yenilemeyecek olanlarla kendilerine destek çıkmıştır” demektir.

(.......) kelimesi aslında, kendilerine sıkıntı veren ve başlarına gelen bir kötülük, musibet sebebiyle o iş için toplumun bir araya gelip birlikte hareket etmeleri demektir.

Rivâyete göre Rifaa İbn Zeyd ile Süveyd İbn Haris sözde müslüman olduklarını açıklamışlar. Fakat daha sonra münâfıklık etmeye başladılar. Fakat Müslümanlar arasında da onların ikisini seven bazı kimseler bulunuyorlardı. İşte bu gelecek âyetin nüzul sebebi budur.

56 ﴿