60

De ki: Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Allah'ın larıetlediği ve gazap ettiği, aralarından may munlar, domuzlar ve tâğuta tapanlar çıkardığı kimseler. İşte bunlar, yeri (durumu) daha kötü olan ve doğru yoldan daha ziyade sapmış bulunanlardır.

De ki: Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi?”

(.......) esasen sevap manasınadır ve temyiz olarak mensûbtur/fethalıdır. Gerçi bu kelime her ne kadar ihsan manasında buna âit bir kelime ise de burada “cezâlarıdır” yerinde kullanılmıştır.

Bu tıpkı, (3, Al-i İmran,21) âyetindeki, (.......) âyetine benzer.

Yani, “Onlara acıklı bir azâbı müjdele!” demektir. Bu aslında tıpkı Türkçe'miz deki şu ifadeye, “Gülsün bakalım, son gülen iyi güler” gibi. Esasen tehdit ve cezâlarıdırmayı içeren bir ifadedir. İşte burada durum aynıdır. Çünkü Yahûdîler, “Müslümanların cezâlarıdırılmayı hak ettiklerini” ileri sürmekteydiler. Bu açıdan onlara şöyle denildi:

Allah'ın larıetlediği.” Sizin ileri sürdüğünüz ve Müslümanların göreceğini söylediğiniz azaptan ve cezâdan daha şiddetlisini sizler göreceksiniz. (.......) işaret ismi daha önce geçen hususlara yani îmana işaret etmektedir.

Yani, bizden hoşlarınayrp bizim inancımız sebebiyle göreceğimizi ileri sürdüğünüz cezâdan çok daha kötüsünü siz göreceksiniz.

Burada mutlaka bundan önce veya, (.......) kelimesinden önce bir muzafin hazfı (tamlarıanın kaldmlması) bulunmaktadır. Bunun takdiri de şöyledir: “Bu îman ehli olanlardan daha kötü ve ağır bir cezâ göreceklerdir. “Ve ya, Allah'ın kendilerine lânet ettiği kimselerin üzerinde bulundukları dindekiler...”

Ve gazap ettiği, aralarından maymunlar, domuzlar ve tâ guta tapanlar çıkardığı kimseler.” Bunların gençleri maymunlara, ileri yaştakileri de domuzlara dönüştürülmüşlerdir.

Bir de, (.......) Buzağıya tapanlar, şeytana tapanlar diye de tefsirlerınıştır. Çünkü Yahûdîlerin buzağıya tapmaları da şeytanın bunu onlara süslü ve iyi göstermesinden ileri gelmiştir. Dolayısıyla bu, bir bakıma şeytana tapınmadır. Bu aynı zamanda, (.......) kelimesinin sılası üzerine atfolunmuştur. âdeta “ve tağuta tapanların...” denilir gibidir.

Kırâat imâmlarından Hamza, bu cümleyi, “Ve Abudattağuti” okumuş ve bunu mübalağa/abartı bildiren bir isim olarak konulduğunu değerlendirmiştir. Meselâ, (.......) çok sakınan ve (.......) oldukça anlayışlı ve zeki olan ifadeleri gibidir. Söz konusu bu ifadeler aşırı sakınan ve anlayışlı olanlar için kullanılan mübalağa/abartı isimlerdir.

Bu, (.......) kelimeleri üzerine ma'tûf/bağlı bulunmaktadır.

İşte bunlar, yeri (durumu) daha kötü olan”

(.......) ifadesinde şerlilikleri yani kötülükleri mekân/yer olarak değerlendirilmiştir. Bu ise bunu hak eden kimseler için mübalağa anlammda zikretmiştir.

Ve doğru yoldan daha ziyade sapmış bulunanlardır.” İnşam cennete ulaştıracak olan normal yoldan çıkanlardır.

60 ﴿