19(Ey kâfirler!) Eğer siz fetih istiyorsanız, işte size fetih geldi. Ve eğer (inkardan) vazgeçerseniz bu sizin için daha iyidir. Yine (düşmanlığa) dönerseniz, biz de (ona) yardıma döneriz. Topluluğunuz çok bile olsa, sizden hiçbir şeyi savamaz. Çünkü Allah mü'minlerle beraberdir. (.......) (Ey kâfirler!) Eğer siz fetih istiyorsanız, işte size fetih geldi, (yenelim derken yenildiniz) Eğer amacınız zafer ve fetih kazanmaksa işte bu sizin aleyhinizde olarak Müslümanların lehine gerçekleşmiş oldu. Esasen bu hitap Mekkeli Müşriklere yönelik bir hitaptır. Çünkü Mekke halkı toplu hâlde Resûlüllahne karşı savaşa çıkmaya karar verdikleri zaman, Kâ'be'nin örtüsüne asılarak yüce Allah'a şöyle yakarmışlardı: “Allah'ım! Eğer Muhammed hak yolda ve hak üzere ise ona yardım et, zaferi ona nasip eyle. Eğer Biz hak üzere isek zaferi bize ver, bize yardım eyle!” Bir başka tefsire göre ise, “Eğer zafer ve fetih istiyorsanız” hitabı mü’minler içindir. “Eğer vazgeçerseniz” hitabı da kâfirleredir. “Eğer vazgeçerseniz bu sizin için her iki dünya açısından daha hayırlıdır.” “Eğer yeniden Müslümanlarla savaşmaya kalkışırsanız, biz de onların size karşı zafer kazanmalarını yeniden sağlarız.” Tekrar onlarla savaşırsanız, biz de sizin aleyhinizde sonuçlanmak üzere tekrar onlara yardım ederiz. “Sizin topluluğunuz ve ordunuz -sayıca- ne kadar çok ve ne kadar güçlü de olsa size asla bir şey sağlayamaz. Şüphesiz Allah mü’minlerle beraberdir.” Kırâat imâmlarından Medine ve Şam okulu mensuplarıyla Hafs, (.......)edatını âyette görüldüğü gibi fetha hareke ile okumuşlardır. Yani bu, (.......) demektir ki manası şöyledir: “Çünkü Allah yardımıyla inananlarla beraberdir. Nitekim bu da gerçekleşmiştir.” Bunlar dışındaki kırâat imâmları ise kesre ile yani esreli olarak, (.......) diye okumuşlardır. Abdullah ibn Mes'ud'un, (.......) kırâati bunu teyid etmektedir. |
﴾ 19 ﴿