29

“Ey Yûsuf! Sen bu olanları söylemekten vazgeç! Ey kadın! Sen de günahının affını dile! Çünkü sen günahkârlardan oldun”

Ey Yûsuf!” Burada ünlem edatı hazfolunmuştur. Çünkü münada yani ünlenen yakındır, karşısındadır. Söylenileni de anlamaktadır. Burada aynı zamanda kadının kocasının Yûsuf'a yaklaşımı ve duru mun nezaketi de ele alınarak bir durum sergilenmektedir. Çünkü koca şöyle devam ediyor:

Sen bu olanları söylemekten vazgeç!” Bu şeyden, bu işten vazgeç ve onu gizli tut, kimseye bundan söz etme! Sonra da eşi Raiyl'e seslenerek dedi ki:

Ey kadın! Sen de günahının affını dile! Çünkü sen günahkârlardan oldun'“Çünkü sen, bilerek haddini aşan ve bile bile hatalı olarak davranan kimselerdensin.

Bir kimse bilerek kasten bir suç işlerse, onun için, “Hatie” kelimesi kullanılır. Âyette bu müzekker yani eril kelime ile, (.......) diye geçti.

Bunun nedeni kâdirılara karşı daha çok erkekler bu tür şeylerde baskın gelmeleri sebebiyle bu kelime zikredilmiştir.

Kadının kocası Azîz ise, halim ve yumuşak huylu biri olması yanında aynı zamanda, aşm derecede kıskanç olmayan bir kimse idi. Çünkü görüldüğü gibi sadece konuştukları ile yetinmiştir.

29 ﴿