30

Şehirdeki bazı kâdirılar dediler ki: Azîzin karısı, delikanlısının nefsinden murat almak istiyormuş; Yûsuf'un sevdası onun kalbine işlemiş! Biz onu gerçekten açık bir sapıklık içinde görüyoruz.

Şehirdeki bazı kâdirılar dediler ki:”

Kâdirılardan bir takımı... Bunlar beş kadın idiler. Biri su görevlisinin, biri fmncımn, biri at ve hayvan sorumlusunun, biri hapishane baş sorumlusunun ve biri de muhafızın hanımı idi.

(.......) kelimesi, (.......) kelimesinin çoğulunun müfret ismidir ve bunun müennesliği gayri hakikidir yani hakiki müennes değildir. İşte bunun içkidir ki, (.......) demedi. Bu kelimenin dil açısından iki türlü okuyuşu bulunmaktadır. Bir okuyuşu nun harfinin keşliyledir, diğer bir okuyuşu ise nun harfinin zammıyladır.

Azîzin karısı,” Kâdirılar bu ifadeleriyle kadının kocası Kıtfir'i demek istiyorlar. Azîz, Arap dilinde kral demektir.

Delikanhsmm nefsinden murat almak istiyormuş;” kölesinden.

Yani şehevi isteğini tatmin için kadın Yûsuf'tan beraberlik istemiştir. Ayrıca kölem ve cariyem manasında olmak üzere, “Fetaye ve Fetati” kelimeleri söylenir.

Yûsuf'un sevdası onun kalbine işlemiş!” Burada (.......) kelimesi temyizdir.

Yani Yûsuf'un sevgisi ve aşkı onun gönlünün derinliklerine işlemiş, ciğerinde yer etmiştir.

Yani Yûsuf'un sevgisi ve aşkı onun aklım öylene başından almıştı ki, kalbini geçerek ta gönlünün ve ciğerini içine işlemiştir. Şiğaf kelimesi: Kalbin örtüsü ve perdesi, zan demektir. Ya da öylene ince bir deri yani zardır ki buna kalbin dili diye de ad verilir.

Biz onu gerçekten açık bir sapıklık içinde görüyoruz.” Apaçık bir yanlışta, doğru olan yolun çok uzağında görüyoruz.

30 ﴿