35

Sonunda Azîz ve arkadaşları kesin delilleri görmelerine rağmen halkın dedikodusunu kesmek için yine de onu bir zamana kadar mutlaka zindana atmaları kendilerine uygun göründü.

Sonunda Azîz ve arkadaşları kesin delilleri görmelerine- Meselâ gömleğin arka dan yırtılmış olması, kâdirıların ellerini kesmeleri, bir bebeğin şâhitlikte bulunması ve bunu gibi bir çok şâhit ve kanıtlara- rağmen halkın dedikodusunu kesmek için -söylentilerin önünü almak, o andaki mazere ti bertaraf etmek, vaziyeti kurtarmak için- yine de onu bir zamana -bir süreye- kadar mutlaka zindana atmaları kendilerine uygun göründü.” Yûsuf'a karşı bütün bu olanlar, kadının kocasına baskısı sonucu olmuştur. Çünkü Azîz karısının sözünden çıkamayan, sâhibini her dediğine boyun eğen bir devecik idi ve bu bakımdan da dizginleri eşinin elinde bulunan bir idi. Ancak kadın da, hapse atılmanın Hazret-i Yûsuf'u iyiden iyiye yıpratacağını, sonunda kadına boyun eğip ona teslim olacağını bekliyordu. Ya da gözlerin hep onun üzerine odaklarıacağından ve onun hakkında olabilecekleri kendince bir takım kuşkulara kapıldığından dolayı korktu. Bütün bunlar onun halktan utanmasına ve sonuçta umutsuzluğa kapılmasına vardın yordu. İşte böyle bir durumda onu bütünüyle kaybetmek korkusunu taşımaktansa, onun hapishane duvarları arkasında tutuklu kalmasını nza gösteriyordu ki. Onu hiç görememektense bari onunla ilgili olarak alacağı haberlerle avunsun, gönlü şifa bulsun istiyordu. Çünkü onu görmekten yasaklanmıştı. Sanki kadın böylece Yûsuf'un bir süre zindanda beklemesini istedi ki, onda ne gibi değişiklikler olacak, görsün arzu etti.

Burada, (.......) kavlinin faili, muzmerdır. Çünkü bunu muzmer olduğuna, onu tefsîr eden ya da açıklayan, (.......) kavli delalet etmektedir. Bunun manası: “Onlar bir görüşe, bir kanaat ve karara sahip oldular” yani kendileri için bir görüş belirdi, demektir. (.......) kavlindeki zamîr Azîz ve adamlarına, arkadaşlarına râcidir.

35 ﴿