22Yine onlar, Rablerinin rızasını isteyerek sabreden, namazı dosdoğru kıları, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık olarak (Allah yolunda) harcayan ve kötülüp iyilikle savan kimselerdir. İşte onlar var ya, dünya yurdunun (güzel) sonu sadece onlarındır. “Namazı dosdoğru kıları,” Namaza devam edip dosdoğru bir şekilde kıları, “kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli -bu ifade Nâfile olan ibâdetleri de kapsar, çünkü Nâfilelerin gizli olarak yapılması daha faziletlidir- ve açık olarak -bu da farzları kapsar. Çünkü farz ibâdetlerde asıl olan şey, açıktan yapılmasıdır ki bu en faziletli sidir, Zira bu, aynı zamanda insanı töhmetten de kurtarır.- Allah yolunda harcayan” Biz Sünnet ehline göre her ne kadar haram olan da rızık ise de, helâl kazancından veren, dağıtan.. “Ve kötülüğü iyilikle savan kimselerdir.” Yani bunlar güzel söz söyleyerek başkalanndan kendilerine gelen kötülüğü önlerler, kendileri mahrum bırakılıp ve kendilerine verilmediği hâlde onlar buna bakmadan verirler, kendilerine haksızlık yapılınca bağışlayıp affederler, akrabaları ve yakınları kendileriyle bağlarını kestiklerinde onlar bağlarını kesmemede ısrar eder ve bu konudaki görevlerini yaparlar. Günah işlediklerinde, tevbe ederler, yanlışa saptıklarında derhal hakka dönerler, bir kötülük gördüklerinde onu değiştirirler, önlerler. İşte bu sekiz amel, cennetin sekiz kapısına işaret eder. “İşte onlar var ya, dünya yurdunun güzel sonu sadece onlarındır.” Bu dünya yurdunun güzel sonu da cennettir. Çünkü Yüce Allah cenneti bu dünyanın güzel sonu ve dünya ehlinin de gideceği yeri kılmıştır. |
﴾ 22 ﴿