36

Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilene (Kur'ana) sevinirler. Fakat (senin aleyhinde birleşen) guruplardan onun bir kısmını inkâr eden de vardır. De ki: “Bana, sadece Allah'a kulluk etmem ve Ona ortak koşmamam emrolundu. Ben yalnız Ona çağıriyorum ve dönüş de yalnız Onadır.”

Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler,” Burada değinilmek istenenler Yahûdîlerden İslam dinini kabul eden Abdullah ibn Selâm ve benzerleri ile Habeşistan'da olup da İslam dinin kabul eden Hıristiyanlardır.

“Sana indirilene Kur'ân'a sevinirler.”

Fakat senin aleyhinde birleşen gruplardan onun bir kısmım inkâr eden de vardır.”

Yani onlardan olan guruplardan demektir. Bunlar, onların kafir olan grubudurlar ki Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) aleyhinde düşmanlıkla hareket eden ve bu manada grup oluşturan kafirlerdir. Meselâ Ka'b İbn Eşref ve yandaştan gibileri. Bir de Necran heyetinden Seyyid ve Akib unvanıyla önde gelenlerle bunlara uyanlar gibileri. İşte bunlar gelen kitabın bir kısmını reddettikleri gibi bir kısmını da kabul etmekteydiler. Çünkü bunlar bazı kıssalar ile bazı hükümleri ve manaları, kendi kitaplarında da yer almaları sebebiyle inkâr etmiyorlardı. Ancak bunlar Hazret-i Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)’in peygamberliğini ve bir de kendi kitaplarında tahrif etmek suretiyle şerî'atlerinden değiştirdikleri kısımları inkâr ediyorlardı.

De ki: “Bana, sadece Allah'a kulluk etmem ve O'na ortak koşmamam emrolundu.” Bu, inkârcılara bir cevaptır. Yanı de ki: “Ben, bana indirilenle ve burada benden istenen Allah'a ibâdet ve kullukta bulunmam ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmamamla emrolundum.” Sizin onu inkâr etmeniz, bir tek Allah'a ibâdet ve kulluğu, O'nun birliğini inkâr etmeniz demektir. O hâlde iyi düşünün! Allah'a ibâdet ve kullukta bulunmanın gerekliliğini ve farziyetini ileri sürdüğünüz ve O'na şirk koşulmaması gerektiğini söylediğiniz hâlde, neyi inkâr ettiğinize bir dikkat edin bakalım!

“Ben yalnız O'na çağıriyorum” Özellikle sizi Ona davet ediyorum, Ondan başkasına çağırıyor değilim! “Ve böylece biz onu Arapça bir hüküm - hikmetli bir söz olarak indirdik.” Tıpkı bu indirme durumu gibi biz o Kur'ân'ı, içinde Allah'a kullukta bulunma ve O'nu bir tek ilâh olarak tanıma ile emreden, O'na ve O'nun dinine davet eden, çağıran ve cezâ ve mükâfat yurduyla uyanda bulunan bir kitap olarak indirdik. Arapça hikmet dolu ve Arap diline çevrili bulunan bir kitap olarak...

36 ﴿