39(İblîs) dedi ki: “Ey Rabbim! Beni azdırmana karşılık ben de yeryüzünde onlara (günahları) süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım!” “İblîs dedi ki: “Ey Rabbim! Beni azdırmana karşılık ben de yeryüzünde -gurur ve aldanma yurdu olan dünyada- onlara günahları süsleyeceğim” Ya da bununla şunu murat etmiştir: “Ben, Âdem henüz semada iken, onu gerçekten tuzağa düşürebilir ve ona yasaklarıan ağaçtan yemeği de çekici gösterebilirim, ben bu güce sâhibim. Şimdi o gökte iken ben ona böyle bir tuzak kurabildiysem eğer, dünyada onun çocuklarına dünyayı ve ma'siyetleri çok daha kolay olarak süslü ve çekici gösterebilirim, buna semadakinden daha çok gücüm yeter. “Ve onların hepsini mutlaka azdıracağım!” Âyette geçen, (.......) kelimesindeki “B” harfi kasem yani yemin manasınadır ve (.......) ise mastariyet harfidir. Kasemin yani yeminin cevabı da; (.......) kavlidir. Buna göre mana şöyle olmaktadır: “Senin sadece beni azdırman sebebiyle yemin ederim ki, ben onlara mutlaka ma'siyetleri süslü ve çekici olarak göstereceğim.” Bu âyette geçen (.......) kavlinin bir benzeri de, (Sad,82) (.......) kavlidir. Yani yemin anlamında olması bakımından... Ancak bu iki ayetten birinde yapılan yemin, zatın sıfatına yapılırken, birinde ise fiilin sıfatına yemin edilmektedir. Fakihler bu ikisini farklı farklı değerlendirmişlerdir. Irak Ekolü ya da okulu mensupları, kudret, azamet ve izzet gibi yüce Allah'ın zatıyla alâkalı sıfatlara yapılan ant içmeler yemindir, ancak rahmet, gazap-öfke gibi fiilini ilgilendiren sıfatlar ile ant içmek yemin değildir, diyorlar. Ancak burada en doğru olan yol, örfe göre yapılan yeminlerdir. Toplumun kendi aralarında yemin olarak değerlendirdikleri ve yemin diye uygulaya geldikleri ve kabul ettikleri şeyler yemindir, bu şekilde kabul etmedikleri ise yemin değildir. Bu âyet, fillerin yaratılması ve işin zahir yönünü bırakıp bunları sebebiyete yüklemeleri konusunda Mu'tezile mezhebinin aleyhlerine bir delildir. |
﴾ 39 ﴿