54

(İbrâhîm) de şöyle dedi: “Bana ihtiyarlık çökmesine rağmen beni müjdeliyor musunuz? Beni ne ile müjdeliyorsunuz?”

İbrâhîm de şöyle dedi: Bana ihtiyarlık çökmesine rağmen beni müjdeliyor musunuz?”

Yani yaşımın oldukça ilerlemiş olmasına rağmen siz benim bir çocuğumun olabileceğini mi bana müjdeliyorsunuz?

Yani doğal olarak yaş ilerleyince, böyle ilerlemiş bir yaş döneminde bir çoğunun doğması pek olabilecek bir şey olarak görülemez. İşte bunun için böyle bir tepki gösteriliyor.

“Beni ne ile müjdeliyorsunuz?” Burada, (.......) kavlinde ki, (.......) harfi, soru edatıdır, ancak buna hayret ve şaşkınlık manası kazandırılmıştır. Sanki şöyle denilir gibidir: “Hayret uyandıracak, şaşkınlık verecek ne gibi bir şey ile beni müjdeliyorsunuz?”

Kırâat imâmlarından İbn Kesîr; (.......) kelimesini, Nun harfinin kesri ve şeddeli olarak, (.......) olarak kırâat etmiştir. Kelimenin aslı (.......) idi, Burada cemi' nunu, asıl olan nuna idğam olundu ve sonra da “Y” harfi hazfedildi, delil olarak da kesre yani esre harekesi kaldı ve kelime, (.......) olarak kaldı. Kırâat imâmlarından Nâfi ise bu kelimeyi şeddesiz olarak, (.......) şeklinde okumuştur. Bunun da aslı, (.......) idi. Burada da (.......) harfi, kesre İle yetinildiğinden hazfedilmiştir. Cemi' nunu da iki nun harfi bir arada toplanmasın diye hazfedilmiş yani kaldırılmıştır. Diğer kırâat imâmları ise, bunu nun harfinin fethiyle ve mefulün hazfiyle (.......) olarak kırâat etmişlerdir. Nun ise cemi' nunudur.

54 ﴿