48

“Sizden de Allah'ın dışında taptığınız şeylerden de uzaklaşıyor ve Rabbime yalvariyorum. Umulur ki (senin için) Rabbime dua etmemle bedbaht olmam.”

“Uzaklaşmak” sözüyle, Bâbil'den Şam'a hicret etmeyi kastetmiştir. “Sizden ve sizin taptığınız putlardan uzaklaşıyor ve Rabbime dua ve ibâdet ediyorum” dedikten sonra, onların putlarına dua etmeleri, bedbaht lığma rağmen tevazu ve alçak gönüllülük içerisinde, şöyle devam etmiştir. “Umulur ki sizin putlara tapmakla bedbaht olduğunuz gibi, Rabbi me dua etmemle bedbaht olmam.”

48 ﴿