71İçinizden, oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbin için kesinleşmiş hükümdür. Sizden cehenneme girmeyecek hiçbir kimse yoktur. “Verud” Ali ve İbn Abbâs (radıyallahü anh) a göre, girmek demektir. “Onları cehenneme soktu” “Eğer onlar (gerçek) ilâhlar olsalardı oraya girmezlerdi” ve “sonra ittika edenleri kurtarırın” âyetlerine dayanarak ehl-i sünnet'in cumhuru, bu görüşü kabul etmişlerdir. Çünkü kurtuluş ancak girdikten sonra olur. Yine bu hususta Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) “Vurud, giriştir. Oraya gir meyen iyi ve kötü hiç kimse kalmaz. Ancak mü'minlere İbrâhîm (aleyhisselâm) a olduğu gibi serin ve selâmet olur. Ve cehennem mü’mine: “Gel ey mü’min. Zira senin nurun benim alevimi söndürüyor” der. Hadis-i Şerifini de delil kabul etmişlerdir. Denildiki, “Vurud, giriş manasınadır. Ancak İbni Abbâs’ın kırâatine göre -ki (.......) şeklindedir- kâfirlere mahsustur. Ve meşhur kırâat ise iltifat üzere hamlolunur. Abdullah'tan rivâyet edildiğine göre, “Vurud; Medyen suyuna vardığında” ve “Onlar ondan uzaklaştırılmışlardır” âyetlerinde olduğu gibi “hazır olmak” demektir. Ona “Bundan murat onun azâbından uzaklaştırılmışlardır” demektir diye cevap verildi. Hasen ve Kâtâde'ye göre “Vurud sırat üzerinde gidiştir. Çünkü sırat, cehennem üzerinde kurulmuştur. Cennetlik kurtulurlar, cehennemlik ise oraya atılırlar” Mücahid'e göre ise “mü'minin ateşe vurudu, onun cesedine dünya da iken humma hastaliğinın dokunmasıdır. Çünkü; Nebi (sallallahü aleyhi ve sellem) “Humma her mü'minin cehennemden aldığı paydır” buyurmuştur. Sahâbeden biri diğerine: “Cehenneme uğranılacağını biliyor musun?” diye sordu. Diğeri: “Evet” “Peki oradan ayrılacağını biliyor musun?” Diğeri “Hayır” deyince “Bu gülme ve bu tembellik ne öyleyse?” dedi. Bu varış kesindir. (.......) mastardır. Birisi gerekli kılarak olan onu (.......) diye isimlendirir. “Emir darbetti (gerekli kıldı)” sözünde olduğu gibi. |
﴾ 71 ﴿