47Biz, kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık, kimseye hiçbir şekilde haksızlık edilmez, (yapılan iş) bir hardal tanesi kadar dahi olsa, (onu) adalet terazisine getiririz. Hesap gören olarak biz herkese yeteriz. (.......) ın çoğuludur. Bir şeyin kendisiyle tartıldğı ve miktarının anlaşıldığı şeydir. Hasen'dan rivâyet olunduğuna göre o “İki kefesi ve bir dili (göstergesi) bulunan bir terazidir.” Terazinin, çoğul olarak getirilmesi “Ey peygamberler” âyetinde olduğu gibi, onun şerefini yüceltmek içindir. Tartı, amel defterleri içindir. (.......) kelimesi, (.......) ile sıfatlandı. O da mübalağa ile adalet demektir. Sanki, kendi başına bir adalettir. Ya da muzaf, yani “sâhibi” kelimesi hazfedilmiştir. Kıyamet günü halkı için adalet terazileri kurarız da kimseye hiçbir şekilde zulmedilmez. Medenî'ye göre (.......) Lokman Sûresinde olduğu gibi (.......)nin tam fiil olması üzerine (.......) şeklinde ötrelidir. (.......) in sıfatıdır. (.......) nin zamîrini (.......) e muzaf olduğu için müennes getirdi. “Parmaklarının bir kısmı gitti” sö zünde olduğu gibi. Hesap görücü, bilici ve koruyucu olarak herkese yeteriz. İbn Abbâs (radıyallahü anh) tan rivâyet edildiğine göre “Kim bir şeyi korursa onu sayar ve onu bilir” demiştir. |
﴾ 47 ﴿