50Andolsun bunu, insanların öğüt almaları için, aralarında çeşit çeşit şekillerde anlattık, ama insanların çoğu nankörlükte direnmektedir. (.......) Hamza ve Ali'ye göre (.......) şeklindedir. Bu sözü, insanlar arasına çevirip çevirip anlattık. Kur'ân'da ve peygamberlere indirilen diğer kitaplarda bunu, çeşitli şekillerde anlattık. Bu söz, düşünsünler, ibret alsınlar ve nimetin hakkını tanısınlar da şükretsinler diye. Bulutların yaratılması ve yağmur damlalarının indirilmesinin zikridir. Onların çoğu ancak nankörlükte direnirler, nimeti inkâr ederler ve nimete aldırış etmezler. Ya da yağmuru, çeşitli beldelere, farklı vakitlerde, sağanak, çisinti ve çiğ gibi farklı şekillerde indiririz. Onlar ancak nankörlük ettiler. Ve “Biz faları yıldızın sayesinde yağmura kavuştuk” derler. Allah'ın yarattığını ve onun rahmetini zikretmezler. İbni Abbâs (radıyallahü anh) dan rivâyet edildiğine göre, o “Hiçbir yılın yağmuru diğer yıllardan az değildir. Ancak Allah, onu, dilediği yere yağdırır” dedi ve bu âyeti okudu. Rivâyet olduğunduğuna göre melekler, her yıl inen yağmur damlalarının sayısını ve miktarını bilirler. Çünkü o, değişir. Yağdığı beldeler de değişir. Burada (.......) , ve (.......) kelimelerinin nekra olması hususunda bir cevap çıkmaktadır. Yağmurların, yıldızlara nisbet edilmesi ve yağmurların ve yıldızların Allah'u Teâlâ'nin mahlûkatından olduklarını inkâr küfürdür. Eğer Allah'u Teâlâ'nm onları yaratttığım ve yıldızları onlara delalet eden işaretler kıldığını kabul ederse küfre girmez. |
﴾ 50 ﴿