74

Ve onlar ki: “Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi takva sahiplerine önder kıl” derler.

(.......) beyan içindir. (.......) sözüyle sanki, “bize göz aydınliği ver” denilmiştir. Bundan sonra “göz aydınliği” kelimesi beyan edilmiş ve “eşlerimizden” sözüyle tefsîr edilmiştir. Manası, Allah'ın, onları, onlar için göz aydınliği kılması, demektir. Bu (.......) sözüyle aynı kategoridedir.

Yani “sen aslarısın” demektir. Ya da ibtida içindir. O zaman da mana; bize, onlar vasıtasıyla taat ve dürüstlük yönüyle gözümüzü aydınlatacakları ver. Hafs dışındaki Kûfe-U'lere ve Ebû Amr'a göre (.......) , cins kastedildiği için (.......) şeklindedir. (.......) , (.......) nekra olduğu için nekra kılınmıştır. Çünkü muzaf, ancak muzâfun ileyh'in nekra oluşuyla nekra kılınmıştır. Burada sanki, “bize onlardan sevinç ve ferahlık ver” demiştir. (.......) azlık kipinde gelmiştir, (.......) şeklinde gelmemiştir. Çünkü maksat, muttakilerin gökleridir. Onlar da diğerlerinin gözlerine nazaran azdır.

Nitekim âyet-i Kerîmede, “Kullarınıdan şükreden azdır” buyurulmuştur.

(.......) kelimesinin nekra kılınması hususunda “Onlar seçkinlerin, yani muttakilerin gözleridir” denilmesi mümkündür.

Mana; Onlar, Rablerinden, kendilerini, Allah için amel eden, eşlerle ve nesillerle rızıklarıdırmasmı istemişlerdir. Durumlarıyla sevin dikleri ve gözaydmliği hissettikleri eşler ve nesillerdir. Denildiki: “mü’min için hiçbir şey, eşini ve çocuklarını Allah'a itâat eder hâlde görmek kadar gözaydmliği olamaz.”

İbni Abbâs'tan (radıyallahü anh) rivâyete göre, o “O fıkhı yazarken gördüğü çocuğudur” demiştir. Onları, din hususunda bize tabi olan imâmlar kıl. Ya da, her birimizi imâm kıl, demektir. (.......) lafzını, cinse delalet ettiği ve kapalı durumu da olmadığı için tekil olarak zikretti.

Denildiki: “Âyet-i Kerîmede, din hususunda başkanliğin istenmesinin ve buna gayret gösterilmesinin vâcib olduğuna dair delil vardır. “

74 ﴿