9Ey îman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani size ordular saldırmıştı da, biz onlara karşı bir rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Allah da ne yaptığınızı çok iyi görmekteydi. Allah'ın, size olan -Ahzâb günü- in'am ettiği şeyi hatırlayın. “Ahzâb günü; Hendek günüdür. Uhûd'dan bir sene sonra vuku bulmuştur. Hani size grup grup ordular saldırmıştı. Onlar; Kureyş, Gatafari, Kureyza ve Nadir oğullarıydı. Biz de onlara karşı Saba rüzgarını göndermiştik. Nebi (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdular: “Ben Saba rüzgarı ile yardım olundum. Âd, Debûr ile helâk edildiler.” Buhârî, 4105; Müslim, 900; Müsned, 1/228. “Ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. “Onlar, meleklerdir. Sayıları bindi. Üzerlerinde zırhlarla, soğuk bir gecede Allah (celle celâlühü) tarafından gönderildiler. Onların yanma geldiler ve yüzlerine toprak saçtılar. Daha sonra meleklere emredildi de onların çadır kazıklarını söktüler, iplerini kopardılar, ateşlerini söndürdüler, kaplarını devirdiler. Atları birbirlerine karıştı. Kalplerine korku salındı ve melekler, karargahlarının herbir tarafında tekbir getirdiler. Sonunda onlar, savaşmaksızm hezimete uğradılar. Resulullah (sallallahü aleyhi ve sellem) onların (düşmanların) gelişini işittiğinde Selman-ı Farisi'nin işaretiyle, Medine önüne hendek kazdı. Daha sonra Müslümanlardan oluşan üç bin kişi ile çıktı ve hendek, düşmanla onun arasında kalacak şekilde karargahını kurdu. Çocukların ve kâdirıların yüksek binalara yerleştirilmesini emretti. Korku arttı. Kureyş, çeşitli gruplardan, Beni Kinane'den ve Tihâme halkından oluşan on bin kişilik bir grupla gelmişti. Komutanları Ebû Süfyan'dı. Gatafan, bin kişi ve Necd halkından kendilerine tabi olanlarla gelmişti. Yahûdîlerden Kureyza ve Nadr oğulları da onlarla birlikteydi. İki grup üzerinden yaklaşık bir ay geçti. Allah, yardımım gönderinceye kadar, aralarında ok ve taş atmaktan başka hiçbir harb olmadı. “Allah ne yaptığınızı çok iyi görmekteydi.” Yani, ey mü'minler! Sizin hendekle korunma ve peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e yardımda sebat etme gibi işlerinizi görmekteydi. Ebû Amr'a göre (.......) kelimesi (.......) ile (.......) şeklinde okunur. Yani, Allah'ın (celle celâlühü) nurunu söndürmek için kafirlerin yaptığı azgınlıktan ve çalışmaları Allah (celle celâlühü) görüyordu, demektir. |
﴾ 9 ﴿