52

Bundan sonra artık başka kâdirılarla evlenmen, bunları başka hanımlarla değiştirmen, güzellikleri hoşuna gitse bile sana helâl değildir. Ancak elinin altında bulunan (cariyeler) hariç, başka kâdirılar alanazsın. Allah herşeyi gözetler.

(.......) Ebû Amr ve Ya'kûb'a göre (.......) iledir. Diğerlerine göre müzekkerdir. Çünkü çoğulun müennes kılınması hakiki değildir. Bu, fasılsız câiz olursa fasılla haydi haydi olur.

“Bundan sonra...” yani dokuzdan sonra, demektir. Çünkü dokuz, Resulullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in eşler hususundaki nisabıydı. Ümmetinin nisabı dört olduğu gibi.

“....bunları başka hanımlarla değiştirmen helâl değildir.”

Yani ikram olsun diye bu dokuz, toptan ya da tek tek başka eşlerle değiştirilmesi delal değildir. Resulullah (sallallahü aleyhi ve sellem) onlarla devam etti. Öldüğünde de onlar dokuzdular. Âişe, Hafsa, Ümmü Habibe, Şevde, Ümmü Seleme, Safiyye, Meymûne, Zeyneb binti Cahş ve Cüveyriye (rahm).

(.......) deki (.......) olumsuzluğu te'kid içindir. Faydası da yasaklamanın eşlerin cinsinin tamamını kapsamasıdır.

(.......) cümlesi (.......) nin failinden -ki o zamîrdir- hâldir. (.......) bir şeyi başka bir şeye karşılık almak, demektir. Nekra olduğundan dolayı mef'ûlden, yani (.......) den hâl değildir. Bunun takdiri, “onların hoşuna gitmesi tasavvur edildiği hâlde “, demektir, denildi ki:

“O Cafer b. Ebi Talib'in haramı Esma binti Ümeyr idi. Güzelliği, onun hoşuna gidenlerdendi.” Âişe ve Ümmü Seleme'den (rhma) şöyle rivâyet edilmiştir:

“Resulullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kâdirılardan, dilediği ile evlenmesi, kendisine helâl kılınmadan ölmedi.”

Yani bu âyet, neshedilmiştir. Onun neshi, ya sünnetle ya da “Biz sana eşleri helâl kıldık.” ayetiyle olmuştur. Kur'ân'ın iniş düzeni, mushaftaki yazılış düzenine göre değildir.

“Ancak elinin altında bulunan cariyeler hariç...” cariyeler, ona haram kılınanlardan istisna edilmiştir.

(.......) mahallen merfûdur. (.......) den bedeldir. Allah (celle celâlühü) herşeyi gözetler, korur. Bu, haddini aşmaya karşı bir uyandır.

52 ﴿