24Biz seni hak ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Her millet için de mutlaka bir uyarıcı (peygamber) bulunmuştur. (.......) iki zamîrden biri için hâldir. Yani hakkı gerçekleştirici olarak ya da hakkı gerçekleştirenler olarak gönderdik, demektir. Ya da gizli bir mastarın (.......) sıfatıdır. Yani, “Biz seni hak olan bir gönderişle gönderdik” , demektir. Vaadle müjdeleyici, vaidle (tehditle) uyarıcı olarak gönderdik. Senin ümmetinden önce hiçbir ümmet yoktur ki, onlara, sapkınliğin kötü neticesiyle ve inkarın kötü sonucuyla uyaran bir uyarıcı gelmesin. Ümmet; kalabalık topluluk demektir. “Onun başında insanlardan bir topluluk buldu.” âyetinde olduğu gibi. Aynı asırda yaşayanlar için de “ümmet” kelimesi kullanılır. Buradaki maksat; aynı asırda yaşayanlardır. Îsa (aleyhisselâm) ile Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem) arasındaki zaman zarfında uyarının eserleri var olduğu için o asırdaki milletlere uyarıcı gelmemiştir. Îsa (aleyhisselâm)’in uyarısının eserleri silinince Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem) gönderilmiştir. “Müjdeleyici” ve “uyarıcı” kelimelerini zikrettikten sonra âyetin sonunda “müjdeleyici” kelimesini zikretmeksizin, “uyarıcı” kelimesini zikretti. Çünkü uyan, müjde ile birliktedir. Dolayısıyla da uyarının zikredilmesi müjdenin de zikredildiğine delalet eder. |
﴾ 24 ﴿