28İnsanlardan hayvanlardan ve davarlardan da yine böyle türlü renkte olanlar var. Kulları içinden ancak âlimler, Allah'tan (gereğince) korkar. Şüphesiz ki Allah, daima üstündür, çok bağışlayandır. “Onlardan da meyvelerde ve dağlarda olduğu gibi muhtelif renklerde olanlar var.” “Allah'ın gökten indirdiği suyu görmedin mi?” dedikten sonra Allah'ın (celle celâlühü) âyetlerini, kudretinin alâmetlerini, sanatının izlerini, yaratılışları farklı mahlûkatını ve kendisine, sıfatlarına delalet eden şeyleri saydıktan sonra “Kulları içinden ancak alimler Allah'tan (gereğince) korkarlar” dedi. Yani O'nu (celle celâlühü) bilenler, O'nu (celle celâlühü) sıfatlarıyla tanıyanlar ve O'nu (celle celâlühü) yüceltenlerdir. Kimin de O'nun (celle celâlühü) hakkındaki bilgisi artarsa, onun O'na (celle celâlühü) karşı korkusu artar. Kimin de O'nun (celle celâlühü) hakkındaki bilgisi azalırsa o, O'ndan (celle celâlühü) emin olur. Nitekim Hadis-i Şerifte: “Sizin Allah'ı en çok bileniniz, O'ndan en çok korkanımzdır.” buyurulmuştur. Allah'u Teala'nm isminin önce zikredilmesi ve “alimler” kelimesinin sonradan zikredilmesi, mananın şu şekilde olduğunu bildirmektedir. “Kulları arasında Allah'tan korkanlar alimlerdir, diğerleri değil.” Tersi olsaydı (yani önce “alimler” sözü gelseydi) o zaman mana: “Allah'tan başka hiç kimseden korkmazlar.” âyetinde olduğu gibi, “Onlar Allah'tan başka hiç kimseden korkmazlar.” şeklinde olurdu. Bu ikisi arasındaki fark çok açıktır. Birincisinde korkanların alimler olduğu beyan edilmektedir. İkincisinde ise, kendisinden korkulanın Allah'u Teala olduğu beyan edilmektedir. Allah kendilerinden râzı olsun Ebû Hanîfe, Ömer bin AbdülAzîz ve İbni Şirin, bu âyeti (.......) şeklinde okumuşlardır. Bu okuyuşa göre “korku” istiâredir (yüceltmeye benzetilmiştir). Buna göre mana: “Şüphesiz ki Allah daima üstündür, çok çok bağışlayandır. “sözü, isyankarların cezâlarıdırılacağına ve perişan edileceğine; taat ehlinin de mükafatlarıdırılacağma ve bağışlarıacağına delalet ettiği için, ayrıca cezâlarıdıran ve mükafatlarıdıran zât hakkında layık olanın ondan korkulması gereğine delalet ettiği için korkunun gerekliliği için sebep kılmıştır. |
﴾ 28 ﴿