41-44Onlar için belirli bir rızık ve türlü meyveler vardır. Naim cennetlerinde karşılıklı tahtlar üzerine kurulmuş oldukları hâlde kendilerine ikram edilir. “Bilinen bir rızık” ibâresini (.......) kelimesiyle tefsîr etmiştir. O da, kendisiyle lezzet alınan ve bedenin korunması için yenmeyen şeylerdir. Yani, onların bütün rızkı fevakihtir (meyvelerdir) çünkü onlar (cennettekiler) sıhhatlerini yiyeceklerle korumaktan müstağnidirler. Zira onların cesetleri sağlamdır. Ebedî olmak üzere yaratılmışlardır. Yedikleri şeyler sadece lezzet almak içindir. Güzel tat, güzel lezzet ve güzel görüntü özelliklerine sahip bilinen bir rızkın kastedilmesi câizdir. Denildi ki: “Vakti bilinen bir rızık, demektir.” “Orada onlar için sabah akşam rvsıkları vardır.” Meryem, 62. âyetinde olduğu gibi. Nefis ona meyleder. “....İkram edilirler” yani nimetlendirilirler. “Naim cennetlerinde... “ibâresinin zarf olmas, hâl olması ve haberden sonra haber olması câizdir. “Karşılıklı koltuklar üzerine kurulmuş oldukları hâlde...” ibâresinin de zarf olması, hâl olması ve haberden sonra haber olması câizdir. Karşı karşıya olmak sevinç ve ünsiyetin son haddidir. |
﴾ 41 ﴿