17

Onlardan biri, Rahmân'a yakıştırdığı (isnad ettiği kız çocuğu) ile müjdelendiği zaman, öfkesinden yüzü simsiyah kesilir.

“Onlardan biri, Rahmân'a yakıştırdığı -isnad ettiği kız çocuğu-” İle müjdelendiği zaman, -sözkonusu olan kız-kadın cinsi, o kimseler benzer olarak kendilerine isnat edildiğinde- öfkesinden yüzü simsiyah kesilir.” Çünkü bunlar melekleri Allah'ın (celle celâlühü) bir cüzü, ondan bir parça olarak, böyle bir isnatta ve benzetmede bulunurken, melekleri Allah'ın (celle celâlühü) bir cinsi ve ona benzer, ona denk bir şey olarak kabul ederken yüzleri kızarmıyor. Çünkü doğan çocuk mutlaka babasından cinsinden olur. Melekler de Allah'tan (celle celâlühü) bir parça olduklarına göre, bu anlayışa göre, onların da –hâşâ- ilâh olmaları lazım gelir.

Evet, kızlar kendilerine nispet edilmekle “Öfkesinden yüzü simsiyah kesilir.”

Yani bunlara kız çocuğu nispet edildiğinde öfkesinden çıldırası gelir. Meselâ; bunlardan herhangi birine bir kız çocuğunun dünyaya geldiği haber verildiğinde, üzülür, kederlenir, öfkesinden yüzü âdeta üzerine toprak saçılmışçasına bembeyaz olur. Artık öfkesinden, utancından ve üzüntüsünden çılgına dönmüştür.

Âyette geçen (.......) kelimesi, (.......) manasına geldiğinden, dönüşmek demektir.

17 ﴿