19Onlar, Rahmân’ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışına şâhit mi oldular? Onların (yalan) şâhitlikleri yazılacak ve sorgularıacaklardır. “Onlar, Rahmân'ın kulları olan melekleri de dişi saydılar.” Yani Allah'ın (celle celâlühü) kızları olarak adlarıdırdılar. (Mekke, Medine ve Şam okulları mensupları, (.......) ibâresini, (.......) diye okumuşlardır.) Buna göre yer ve mekân sözkonusu olmadığı hâlde ona yer ve mekân bakımından onlara bir indiyet verdiler. Âyet geçen ve kul manasına gelen (.......) kelimesi, (.......) kelimesinin çoğuludur. Bu da, inatçı olan kesime karşı olan hücceti ortaya koymada daha çok bağlayıcı ve ilzam edicidir, susturucudur. Çünkü kulluk ile çocuk edinme arasında zıtlık vardır. Kul olan bir varlık, Allah'ın (celle celâlühü) çocuğu asla olamaz. “Onların yaratılışına şâhit mi oldular?” Bu ifade bir bakıma, böyle bir şeyi Allah'a nispet edenleri susturan ve aşağılayan bir anlatım tarzıdır. Yani onlar, böyle bir şeyi söylerken, ellerinde herhangi bir delil olmaksızın ve kanıta dayanmadan bilgisizce söylemektedirler. Çünkü Allah (celle celâlühü), onların bu konuda bir bilgi edinmeleri konusunda, onları buna mecbur kılmamıştır. Kaldı ki böylece bir delile ulaşma imkânları da yoktur. Ayrıca bilgi gerektirecek, ilim olarak kabul edilebilecek herhangi bir habere dayalı olarak da bir şey ihata etmiş değiller, bir bilgiye ulaşmış değillerdir. Bu nedenle meleklerin nasıl yaratıldığını görüp müşahede etmemişlerdir ki, müşahedelerini, gördükleri şeyleri haber vermiş olsunlar. “Onların -meleklerin kız veya Allah'ın kızları olduğuna ilişkin uydurageldikleri yalan- şâhitlikleri -aleyhlerine- yazılacak ve -ve onlar bundan dolayı- “sorgularıacaklardır.” Bu ifade aynı zamanda bir tehdittir. |
﴾ 19 ﴿