39

Onlara, “(Bu temenniniz) bugün size asla fayda vermez. Çünkü zulmettiniz. Hepiniz azapta ortaksınız” denir.

“Onlara, -bu temenniniz-'bugün size asla fayda vermez. Çünkü zulmettiniz...” Çünkü siz gerçekten zulüm ve haksızlık ettiniz, siz gerçekten kâfirdiniz, inkâr ediyordunuz. Artık gerçek ortaya çıkmıştır. Bundan böyle sizin için veya herhangi biri için, sizin gerçekten zâlim ve kâfir kimseler olduğunuza dair hiçbir kimsenin asla bir şüpheleri kalmamıştır.

Âyette geçen (.......) ibâresinin başında yer alan (.......) harfi, (.......) kelimesinden bedeldir.

“Hepiniz azapta ortaksınız'denir.”

Burada geçen (.......) kavli, fâil olması hasebiyle mahallen merfûdur. Buna göre mana: “Azapta ortak olmanız size bir fayda sağlayacak değildir.” ya da: “Siz azapta ortaksınız” olur.

Bu, âdeta dünyada yaygın bir felaketin veya kederin kalpleri hoş tutmaya benzer bir durumdur.

Yani herkesin başına gelen felaket sebebiyle, hepsi aynı şekilde üzüntü duyduklarından bu, bir tür teselli gibi olur.

Meselâ büyük Arap şairlerinden olan Hansa’nın (h: 645/1247m) kardeşleri Muâviye ile Sahr’ın öldürülmeleri ve Kadisiye Savaşı'nda kaybettiği dört oğlu üzerine söylediği mersiyeler meşhurdur. Nitekim kardeşleriyle ilgili şu mersiyesi buna bir misal oluşturur. Hansa diyor ki:

Güneşin doğuşu hatırlatır bana hep Sahr'ı

Batışıyla güneşin hep hatırlarını onu

Eğer çevremde kardeşlerinin ölümüne ağlayanlar

Olmasaydı kesinlikle kıyardım canıma ben

Kimse ağlamaz kardeşim gibi

Başkalannın acılarına bakarak bulurum teselli

Ancak cehennemde ve azapta ortak olarak bir arada olan sözkonusu kimselerin beraberliği kendileri için bir teselli sebebi, acılarını hafifleten bir sebep değildir. Bu durumda birliktelikleri içlerine bir serinlik serpmez.

Yine burada, failin yani öznenin muzmer / gizli olduğu belirtilmiştir.

Yani: “Sözkonusu temenni size bir yarar sağlamaz” demektir. Ya da: “Sizin azapta müşterek olmanız size bir fayda getirmez. Çünkü siz, bu azâba sebep olan şeyde de ortaktınız ki o da, sizin küfrünüz ve inkârmızdı.” demektir. Nitekim (.......) zamîrinin, (.......) olarak okunması da bu manayı destekler durumdadır.

39 ﴿