45

Senden önce gönderdiğimiz elçilerimize sor: Rahmân'dan başka kulluk edilecek ilâhlar var etmiş miyiz?

Bu âyette gönderilen elçilerden sorma ifadesinden kasıt gerçek manada onlardan sormak demek değildir. Ancak mecâzî manada, senden önce geçen peygamberlerin dinlerine dön de bir bak, onların dinlerini, ümmetlerini bir incele. Peygamberlerden herhangi birinin getirdiği bir dinde putlara tapmak hiç var mı? Bu hususu bir incele hele.

Bir mu'cize ve mu'ciz olan bu kitabı, Kur'ân'ı dikkatle incelemek, araştırmak onun bu konuda bilgi sâhibi olması için yeterlidir. Bu, ona kâfi gelir. Çünkü bu Kur'ân, kendisinden önce gelenleri doğruluyor, tasdik ediyor ve Allah şu ayetiyle onların bu konudaki durumlarını haber veriyor:

“Onlar, Allah'ı bırakıp, Allah'ın kendisine hiçbir delil indirmediği, kendilerinin dahi hakkında bilgi sâhibi olmadıktan şeylere tapıyorlar. Zalimlerin hiç yardımcısı yoktur.” Hac, 71.

İşte sadece bu âyetin kendisi bile delil olarak yeterlidir, bunun dışında bir başka şeye ihtiyaç yoktur.

Yine denilir ki: “İsrâ' gecesinde, bütün peygamberler Hazret-i Peygamberin (sallallahü aleyhi ve sellem) çevresinde toplandılar, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) da, onlara imâm oldu. Ve kendisine: Onlara sor” denildi. Ancak Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) hiçbir şüphe duymadığından onlara bir şey sormadı.'“

Yine denilir ki bunun manası: “Daha önce gönderdiğimiz ve kendileri de kitap ehli olan ümmetlere, kendilerine Tevrât ve İncîl gönderdiklerimize sor. Çünkü onlar, önceki peygamberlere gönderilen kitaplardan ona haber ve bilgi verirler. Onlara sorması hâlinde, sanki onların peygamberlerine sormuş gibi olur” demektir.

Bu sorma meselesinden kasıt, puta tapanların, bâtıl üzerinde olduklarını ikrar ettirmek ve kanıtlamak içindir.

(Mekke kırâat okulu ile Ali, (.......) kelimesini, hemzesiz olarak (.......) diye okumuşlardır. Ebû Amr da (.......) kavlini, (.......) olarak okumuştur.)

45 ﴿