56Onları, sonradan gelecek inkârcılara, geçmiş bir ibret ve bir örnek kıldık. “Onları, sonradan -onlardan sonraki dönemlerde- gelecek inkârcılara, geçmiş bir ibret ve bir örnek -durumları ve konumları hakkında şaşkınlık ve hayret uyandıran konuşmalar yapılacak, darbı mesel- kıldık.” Böylece bir konuda örnek verilmesi gerektiğinde bunlar darbımesel olarak getirilir. Mesela sizin bu hâliniz âdeta Fir'avunun kavminin hâli gibidir, demek gibi söylenir. (Bu âyette geçen ve geçmiş manasına gelen, (.......) kelimesi, (.......) kelimesinin çoğuludur. âdeta (.......) ve (.......) kelimeleri gibidir.) Âyetin manası şöyle olmaktadır: “Biz onları, daha sonra gelecek olan kâfir kuşaklara örnek kıldık. Çünkü aynı cezâya çarptırılmaları konusunda, kendilerine onları örnek edinmişlerdi. Tıpkı onlar gibi fiiller işlemişlerdi. Öncekilerin halleri her devirde konuşan bir mesel olmuştu, bunların da durumları aynı olacaktır. Dolaysıyla geçmiş kâfir toplumlara ne türden cezâlar verilmiş ve azaplar inmişse, bunlara da aynısı olacaktır. |
﴾ 56 ﴿