81

(Ey Resûlüm Muhammed!) De ki: “Eğer Rahmân'ın bir çocuğu olsaydı, ona kulluk edenlerin ilki ben olurdum.”

Ey Resûlüm Muhammed!- “De ki: Eğer Rahmân'ın -Rahmân olan Allah'ın delil ve kanıtlara dayalı olarak- bir çocuğu olsaydı, ona kulluk edenlerin ilki ben olurdum.'“Nasıl ki insanlar kendi ülkelerinin krallarının çocuğuna, o kralın hatırına ve ona olan saygıdan dolayı saygı ve tazim gösterirîerse, işte ben de o çocuğa ilk tazim eden, saygı gösterecek olan kimse olurdum ve ona itâat etmek, ona boyun eğmek için sizden önce ben harekete geçerdim.

Bu söz, aslında bir varsayıma dayalı olarak konuşuları, söylenen bir sözdür. Asıl burada vurgulanmak ve söylenmek istenen şey, Rahmân olan Allah'ın asla bir çocuğunun olmayacağıdır, bunun muhal olduğu gerçeğidir. Çünkü bu durumda ibâdet ve kulluk meselesi çocuğun varlığına bağlı kılınmaktadır. Böyle bir şey, zaten haddi zatında ve aslında olamaz olan, muhal olan bir şeydir. Nitekim meseleyi böyle bir şeye, benzer olarak bağlı kılmak da aslında muhâldir, olamazdır.

Bunun benzeri, Said b. Cubeyr'in Haccac'a söylediği söz gibidir. Said b. Cubeyir, Haccac'a diyor ki: Allah'a yemin olsun ki, seni dünyada tutuşmuş olan bir ateşe dönüştüreceğim. Eğer bunun, sana dönüp gelmek olacağım bilmiş olsaydım, senden başka asla bir ilaha tapmazdım.”

Yine deniliyor ki: “Eğer iddianıza, göre Rahmân olan Allah'ın bir çocuğu olsaydı, ona ilk ibâdet ve kulluk eden ben olurdum” âyetinin manası şöyledir:

Yani Allah'ı birleyerek ona ilk kulluk eden ben olurdum ve ona çocuk izafe etme gibi sözlerinizi de ilk yalanlayan olurdum.”

Deniliyor ki: “Eğer ileri sürdüğünüze göre Rahmân olan Allah'ın çocuğu olsaydı, bu durumda ben, onun bir çocuğunun olmayacağı konusunda ilk acele eden ben olurdum” diye de tefsir edilmiştir.

(.......) kelimesi tıpkı (.......) gibi bir köktendir. Bir kimsenin sevgisi ve bağlılığı artınca, böyle denir ki o, böylece kulluk eden ve ibâdet eden olur. (.......) kelimesi, (.......) diye de okunmuştur.

Âyette geçen (.......) harfinin “nefiy” içindir, diyenler de vardır.

Yani, “Rahmân'ın bir çocuğu olmadı, aksi takdirde ben de onu söyleyen, ona tapan ve bu manada onu birleyen olurdum.” demektir.

Rivâyete göre Nadr b. Abduddar b. Kusay demiş ki:

- “Melekler Allah'ın kızlarıdır.” İşte bunun üzerine bu âyet nâzil olmuştur. Âyetin inmesi üzerine Nadr şöyle diyor:

- “Görmüyor musunuz? Baksana o da beni doğrulamaktadır.” Velid b. Muğire de ona diyor ki:

- “O seni doğrulamıyor ve fakat o şöyle diyor;'Rahmân olan Allah'ın bir çocuğu olmadı. Ve ben Mekke halkı içerisinde, onun asla bir çocuğunun olmadığı konusunda tevhid inancım ilân edenlerin ilkiyim.'“

Âyette geçen (.......) kelimesini, Hamza ve Ali (.......) olarak okumuşlardır. Daha sonra Yüce Allah, kendisini göklerin, yerin ve Arşın sâhibi ve Rabbi olduğunu belirterek, zâtını bu şekilde tenzih ediyor ve onun çocuk sâhibi olmasının sözkonusu olmadığını belirtiyor. Çünkü çocuk edinmenin cisim olan şeylere özgü bir durum olduğunu göstermek adına bu ifadeye yer vermiş oluyor.

Bu nedenle Rabbimiz buyuruyor ki:

81 ﴿